Aşı ile Zayıflama


Aşı ile Zayıflama

Zayıflama Aşısı Nedir?

Kadınların vücutları hamilelik döneminde büyük değişimler gösterir. Hormon dengesi tamamen değişirken iştah da artar. Bebeğin fiziki olarak annenin karnında bulunması hem şişmanlamayı beraberinde getirir hem de iştahı daha fazla artırır. Doğumun gerçekleşmesinden sonra, gebelik döneminde alınan kilolar sorun haline gelebilir. Bu sorunun ortadan kaldırılabilmesi için de diyet ve spor egzersizlerine ek olarak zayıflama aşısı kullanılır. Zayıflama aşısı aynı zamanda zayıflama iğnesi olarak da bilinmektedir. İğne esasen bir hormon aşısıdır. Gebelik döneminde plasenta üzerinden yayılan bu hormon, gebelikten sonra vücuda enjekte edildiğinde zayıflamayı sağlamaktadır.

Zayıflama aşısının mantığı hormon dengesini değiştirmek ve iştahı düzenlemektir. Vücuda verildikten sonra tiroit hormonlarını düzenleyerek metabolizmayı hızlandırmaya başlar. Ayrıca iştahı azaltarak vücuda daha az kalori alınmasını sağlar. Doğru diyetlerle ve spor egzersizleri ile desteklenirse kısa sürede, sağlıklı şekilde ciddi miktarda kilonun verilmesini sağlar. Genelde gebelikten sonra kilo problemi yaşayan, aldığı kiloları veremeyen kadınlarda kullanılır.

Zayıflama aşısı ülkemizde yeni kullanılmaya başlamasına rağmen Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde uzun süredir kullanılmaktadır. Zayıflama amacıyla kullanılırken fark edilen özelliklerinden bir tanesi de depresyona iyi geliyor oluşudur. Depresyona iyi gelmesinden sonra psikolojik sorun yaşayanlar tarafından daha sık kullanılmaya başlamıştır.

Zayıflama aşısının yardımıyla verilen kilolar oldukça sağlıklıdır. Aşının işe yarayabilmesi için ciddi bir diyetin uygulanması gerekmektedir. Zayıflama aşısı uygulaması yaklaşık iki – üç ay arasında sürer. Kişinin durumuna göre değişen seanslarda uygulansa da yardımcı olması amacıyla verilen diyetler yağdan yoksundur. Bunun sebebi, zayıflama aşısının yağ yaktırıyor oluşudur. Vücuda yağ alınmayarak vücutta depolanan yağların yakılması sağlanır. Vücuda yağ alınmıyor olmasına rağmen doğal bir tedavi olmasından dolayı verilen kilolar sağlıksız şekilde değil, sağlıklı şekilde verilir.

Zayıflama aşasının uygulaması sonlandıktan sonra beslenme alışkanlıklarının korunması, spor egzersizlerinin de aksatılmaması gerekmektedir. Eğer sağlıksız bir beslenme düzeni kurulur ve spor yapılmazsa verilen kilolar kısa sürede tekrar alınabilir.

Aşı’nın Sağladıkları Nelerdir?

Diyetle ve sporla kilo vermeyi başaramayanların tercih ettiği cerrahi olmayan bir yöntemdir. Gebelikte bebeğin gelişimi için salgılanan beta HCG hormonunun vücuda enjekte edilmesiyle gerçekleşir. Amerika’da ortaya çıkan yöntem ülkemizde de çığ gibi büyüyerek uygulanmaya başlamıştır.

Yöntem 40 gün içerisinde bütün kiloların verilebileceğini vadetmektedir.

  • Acıkmayı önlüyor,

  • iştahı baskılıyor.

  • Vücutta mevcut bulunan yağları parçalayarak atılmasını sağlıyor.

  • Kas kütlesini koruyarak yağdan kayıp olmasını sağlıyor.

Zayıflama Aşısı Kilo Vermenizi Sağlar Mı Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın kilo vermenin altında yatan temel mantık kalori hesabından geçer. Vücuda ihtiyacından daha az kalori almak, vücudu da olması gerekenden fazla yormak gerekmektedir. İşte bu basit matematiği oldukça sağlıklı şekilde destekleyen yöntemlerin başında da zayıflama aşısı gelir. Zayıflama aşısı tek başına, desteksiz olarak uygulandığında herhangi bir işe yaramaz. Aşının seanslar halinde uygulandığı süreden bir ay önce başlayıp, seansların tamamlanmasından sonra da devam eden bir diyet programı uygulanır. Ayrıca sürecin tamamında da spor egzersizleri uygulanmaktadır. Yani zayıflama aşısı kompleks bir zayıflama yönteminin yalnızca bir bileşenidir.

Aşının temel amacı metabolizmayı hızlandırmak ve iştahı kısmaktır. Metabolizmanın hızlandırılması yağ yakım sürecini hızlandırırken iştahın kesilmesi fazladan kalori alımının önüne geçmektedir. Spor ve diyetle birlikte alınan – yakılan kalori arasındaki makas açılmakta; iki – üç ay gibi kısa bir sürede ciddi miktarda kilo olabildiğince sağlıklı biçimde verilmektedir.

Aşının en büyük etkisi acıkma hissinin büyük oranda ortadan kalkmasıdır. Kişi yemek yerken kendini zorlamakta; zamansız şekilde besin tüketmemektedir. Bu sebepten ötürü de vücuda alınan kalori miktarı sürekli olarak (aşının uygulandığı altmış – doksan günlük süre boyunca) kontrol altında tutulabilmektedir. Kişinin beslenme alışkanlığını kazanabilmesi için bu süre oldukça yeterlidir. Aşının en güzel etkisi ise bölgesel yağlanmaları da ortadan kaldırıyor oluşu. Metabolizma tamamen yağ yakmaya başladığı için bölgesel olarak yağ deposu olan bel ve basen bölgeleri tamamen erimekte; diğer bölgeler de fit bir görünüme kavuşmaktadır.

Zayıflama İğnesi İsimleri Nelerdir?

Doğumdan sonra verilemeyen veya hızlıca verilmesi gereken kiloların varlığı veya obezite durumunda zayıflamak amacıyla kullanılan yöntemlerin başında zayıflama iğnesi gelmektedir. Zayıflama iğnesi, zayıflama aşısı olarak da bilinmektedir.

Kullanıma karar verilmesinden sonra yaklaşık iki aylık bir süre boyunca seanslar halinde uygulanır. Kullanım süresi ve miktarı kişiden kişiye göre değişebilmekle beraber sonuçları bellidir. Metabolizmanın hızlanmasıyla beraber yağ yakımı artar. Ayrıca çok az kalori tüketiliyor olmasına rağmen acıkma hissi ortadan kalkar. Evet, zayıflama aşısı kullanılırken çok az kalori alınması gerekmektedir. Bunun temel sebebi de vücuttaki yağların yakılması gerekliliğidir. Kalorinin olması gerekenin çok altında alınmasıyla beraber vücut varlığını sağlıklı şekilde devam ettirebilmek için çeşitli bölgelerde depoladığı yağları yakmaya başlar.

Zayıflama aşısını alt türlere ayırmak mümkün değil. Tek bir hormondan üretilen bu aşının kaynağı plasenta. Gebeliğin başlamasıyla beraber plasentanın salgılamaya başladığı HCG hormonu, zayıflama aşısının bazıdır. Bu bazın üzerine eklenen diğer bazı faktörlerle beraber zayıflama etkisini maksimum seviyede ortaya çıkaracak bir karışım hazırlanır. Karışımın içerisine katılan diğer malzemeler de doğaldır.

Günümüzde hiçbir sağlık kuruluşu zayıflama iğnesine dair tür ayrımı yapmaz. İsmen HCG aşısı olarak bilinir. Günümüzde uygulama alanı yalnızca profesyonel kliniklerdir. Aşıya dair tartışmaların ve sonuçların hala tartışılıyor olması kitlesel bir kullanımın önüne geçmektedir. Avrupa’da ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde depresyon tedavisinde de kullanılmaktadır. Ülkemizdeki yegane kullanım amacı ise zayıflamadır. Özellikle gebelikten çıkan kadınlar tarafından tercih edilmektedir.

Aşı ile Zayıflamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • HCG enjektesinin yanı sıra 500 kalorilik bir diyet yapılması isteniyor. Karbonhidrat ve yağ oranı düşük bir diyettir.

  • Doktor ve diyetisyen kontrolü altında yapılması önerilmesine rağmen daha çok estetik merkezleri ve spor salonları tarafından uygulanan bir yöntemdir.

  • Öncelikle vücut analizi yapılır daha sonra HCG enjektesi karından başlar ve 500 kalorilik diyete uyulması istenir.

  • Bunun yanı sıra her gün 30dk yürüyüş yapılması istenir.

  • Dört öğün olarak beslenilmesi istenir.

  • Rafine gıdalardan uzak durulma şartı vardır.

Diyetisyenlerin Aşı ile Zayıflamaya Bakışı

Diyetisyen olarak aşı ile zayıflama yöntemine baktığımızda sağlıklı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hiçbir hormonun endokrinoloji uzmanları önerisi dışında dışarıdan enjekte edilmemesi gerekir. Direkt olarak zayıflatmaya etkisi yoktur. Bu yöntemde sizi zayıflatan ise yapılan 500 kalorilik diyettir. Bu diyette de su ve kas kaybı yağ kaybından daha fazla olmaktadır. Sağlıklı bir zayıflama yöntemi değildir. Kişilerin metabolizması ve detaylı vücut analizleri yapıldıktan sonra kişiye özel diyet programları hazırlanmalı ve günlük kalori ihtiyacına göre diyet programları hazırlanmalıdır. Aşı ile zayıflama yöntemi uygulandıktan kısa süre sonra fazlası ile kilo alımı başlamaktadır. Bunun sebebi ise, 500 kalorilik diyet sonrasında tekrar günlük beslenme düzenine geçilmesidir. Kesinlikle kalıcı bir yöntem değildir. Bunun yanı sıra sağlık sorunlarına da yol açabildiği görülmektedir.

Aşı ile Zayıflamanın Zararları

  • Sinir siteminde bozukluklara

  • Emboli atması risklerine ve kanamalara kadar bir çok sağlık sorununa sebep olabilir.

  • İşlem uygulandıktan kısa süre sonra kişiler tekrar kilo almaya başladıkları için huzursuz olmaktalar ve zayıflamaya olan inançlarını yitirmektedirler.

  • Psikolojik açıdan kilo veremeyeceklerini düşünerek, vücutlarını stres etkisi altına almaktadırlar. Bu da istemsiz olarak kilo vermenizi yavaşlatacak unsurlardan bir tanesidir.

Diyetisyen kontrolünde sağlıklı bir diyet ve egzersiz programıyla kalıcı olarak kilo vermenizi öneririz. Ancak doktor önerisinde aşı kullanımı tavsiye edilirse böyle bir durumda düşünmek gerekmektedir. Sağlıklı Beslenmenin altın kurallarını uygulayarak uzun süreli, kalıcı ve sağlıklı kilo verme yöntemlerini denemeniz gerekmektedir.