Diyet Kırmızı Et Yemekleri


Diyet Kırmızı Et Yemekleri

Diyet listelerinin çok fazla öğünde birçok yemeği içererek şekilde hazırlanıyor olmasının temel sebebi, alınan kalori miktarını düşürmek ve ufak paylara bölerek vücut tarafından yakılmasını kolaylaştırmaktır. Diyet listelerinde yer alan yemekler olabildiğince düşük kalorili ve yağsız yemeklerden oluşur. Protein açısından zengin yemeklerin tercihi ise yakılmalarının kolay oluşundan dolayıdır. Kırmızı et yemekleri, vücudun protein dengesinin sağlanması ve enerji ihtiyacının az yağ ile karşılanması açısından önemli gıdalardır. İdeal diyet listelerinin öğle veya akşam yemeği öğününde mutlaka kırmızı et ile hazırlanmış yemekler bulunur. Tavuk ve balıkla beraber kombin edilerek haftanın en az üç gününde, diyet yapan kişiler için kırmızı et tüketilmesi gerekir.

Diyet Kırmızı Et Yemeklerinin Özellikleri

Diyet et yemekleri genelde etin en yağsız bölgesinden seçilerek yapılır. Yağ kalori açısından oldukça yüksek değerlere sahip olduğundan dolayı, diyet süresi boyunca bu yağdan kaçınmak gerekir. Ayrıca hazırlanma biçimi olarak da değişiklikler olabilir. Et genelde pişirilirken yağa ihtiyaç duyan besinlerden olduğundan dolayı, kırmızı et yemeklerinin hazırlanma sürecinde kızartma gibi tekniklere değil de yağ ihtiyacının sıfır olduğu, daha sağlıklı olan haşlama gibi tekniklere yer verilir. Kırmızı et yemekleri sağlıklı pişirme teknikleri ile hazırlandıklarında, vücudun enerji yani kalori ihtiyacını oldukça küçük porsiyonlar ile sağlayabilirler.

Kırmızı Etin Faydaları Nelerdir?

Ülkemizin beslenme alışkanlıkları karbonhidratlar üzerine kuruludur. Kaliteli proteinler ve amino asitler açısından zengin olan kırmızı etler ile balıkların tüketimi ise sınırlıdır. Bunun sebepleri çok farklı bir tartışma konusu olmakla beraber toplumun tamamında besin eksikliklerine bağlı sorunlar ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Başta protein eksikliği olmak üzere B vitamini eksikliği, demir eksikliği, çinko eksikliği kırmızı et tüketiminin azlığı yüzünden ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kilo alma oranlarının çok yüksek olması da kırmızı etten yoksun diyetler uygulanmasından dolayıdır. Kırmızı etin tüketimi sayesinde vücut sağlığı üzerinde elde edilebilecek bazı faydalar şunlardır:

  • Kırmızı et yüksek kalitede amino asit içerir. İçerdiği amino asitler vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek ve protein dengesini sağlamak açısından oldukça faydalıdır.
  • Kırmızı etin içerisinde bol miktarda çinko ve demir bulunmaktadır. Etin türüne ve üretim şekline göre değişmekle birlikte yüz gram et ile alınan demir ve çinko günlük ihtiyacın fazlasını karşılamaktadır.
  • Etin içerisindeki yüksek kaliteli amino asitler sayesinde diğer besinlerin tüketimi de kolaylaşır. Özellikle sebzelerden alınan demirin kana karıştırılmasında yüksek işleve sahiplerdir.
  • Kana demir karıştırılıyor olmasından dolayı kansızlık gibi hastalıkların önlenmesinde kırmızı et oldukça faydalıdır.
  • Bir insanın günlük protein ihtiyacını karşılamak noktasında, içerisinde barındırdığı yüksek sindirilebilme oranına sahip proteinlerle oldukça faydalıdır.
  • Kırmızı et tüketimi ile alınan mineraller sayesinde sinirler gelişir ve tamiratları daha kolay yapılır. Bu sayede zihinsel gelişim daha sağlıklı bir şekilde yapılabilir.
  • Çocukların sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için de kırmızı ete ihtiyaç vardır. Özellikle gelişim çağlarında olan çocukların protein ihtiyacı yüzde yetmiş oranında artmaktadır. Maksimum miktarda sebze yense dahi bu protein karşılanamaz. Yani yüksek sindirilebilme kapasitesine sahip kırmızı etlerin tüketilmesi gerekmektedir.

Yarattığı zincirleme reaksiyonlar sayesinde başta kilo vermek olmak üzere birçok alan üzerinde faydası vardır kırmızı etlerin. Kişiye, tüketim alışkanlıklarına ve mevcut özelliklerine göre birçok ek fayda da sağlanabilmektedir.

Kırmızı Et ve Bağışıklık Sistemi

Bağışıklık sistemi vücudun savunma mekanizmasıdır. En ufak hastalıklardan başlayıp kansere kadar giden ciddi hastalıklarda dahi son ana kadar vücudun savunması için uğraşan bu yapı gücünü vitaminlerden, minerallerden ve bazı hormonlardan almaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendiren yapıların birçoğu proteini oluşturan yapılardan parçalanarak elde edilmektedir. Yani vücuda protein alımının fazla olması, bağışıklık sistemini oluşturan daha ufak yapıların fazlalaşmasını sağlamaktadır.

Günümüzde başlıca protein kaynakları olarak kırmızı etler gösterilir. Çeşidi pek fark etmeksizin kırmızı et tüketimi yapıldığında vücuda alınan protein miktarı artmaktadır. Protein miktarının artması da bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Vücuda giren zararlı bakteri ve virüsler kolayca tespit edilerek yok edilmektedir.

Bağışıklık sistemini yoran hastalıkların, sendromların ve diğer bazı durumların iyileştirilmesinde de doğrudan doğruya protein kullanılabilir. Özellikle hücre yapılarının bozuklukları ancak proteinler tarafından tamir edilebilir. Hücrelerdeki sorunların oradan kaldırılmasıyla bağışıklık sisteminin üzerindeki yük daha da azalır. Ayrıca vücuda zararlı bakteri ve virüs girmesini sağlayan en kolay yollardan biri olan yaralanmaların iyileştirilmesinde de proteinden yararlanılmaktadır.

Kısacası proteinler vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmekte; bağışıklık sistemine sorun olabilecek şeyleri ise ortadan kaldırmaktadır. Bu sayede kana karışan zararlıların tespiti ve yok edilmesi daha kolay, vücudu daha az yoran bir süreç sonunda olmaktadır.

Kişinin günlük olarak kilosuna bir gram denk gelecek şekilde protein tüketimi yapması gerekir. Organik olarak yetişmiş ve doğru tekniklerle kesilip pişirilmiş bir dana etinin iki yüz gramında bir günlük ihtiyacın tamamını karşılayacak miktarda protein bulunmaktadır. Ayrıca kış aylarında protein alımının artırılması tavsiye edilir. Mevsimsel hastalıkların önlenmesinde bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

Kırmızı Et Besin Değerleri

Kırmızı etler oldukça farklı çeşitlere ayrılabilir. Dana eti, koyun eti, keçi eti, kuzu eti ve daha niceleri. Yani kırmızı etin değerlerinin sabit olması gibi bir ihtimal bulunmamaktadır. Ayrıca hayvanın yaşı, beslenme alışkanlıkları, beslendiği saatler, stres oranı gibi durumlar da kırmızı etin besin değerini değiştirmektedir. Hayvanın kesilmesi sırasında strese girmesi hormon dengesini bozarak etin besin değerleri üzerinde olumsuz etki oluşturabilmektedir.

Kırmızı et türlerinin tamamında besin değerlerini değiştiren ikinci unsur ise etin kesildiği bölge. Hayvanın bazı bölgelerinde yağlanma ve yağ dokuları daha yoğun olurken bazı bölgeleri yağdan tamamen yoksundur. Yağ oranındaki değişim doğrudan doğruya besin değerlerini değiştirmektedir. Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre en yüksek protein değerine dana etinde rastlıyoruz. Sonrasında ise koyun ve keçi eti olarak sıralama devam ediyor. Aynı şekilde kolesterol değerleri açısından da insanın sağlığına uygunluk sıralaması dana eti ile başlayıp koyun ve keçi eti diye devam ediyor. Fiyatlara oranla ise en ideal et türü koyun eti olarak karşımıza çıkıyor. Koyun etinin tüketimi sayesinde hem fiyat avantajı yakalanıyor hem de yeteri kadar protein ve diğer besinler alınabiliyor.

Kırmızı etlerin ve bazı sakatatların yağ durumlarına göre yüz gram için besin değerlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Orta yağlı dana eti; 190 kalori, 19,1 gram protein, 12 gram yağ, 11 miligram kalsiyum, 3 miligram demir, 80 miligram sodyum.
  • Orta yağlı sığır eti; 263 kalori, 18,5 gram protein, 20,4 gram yağ, 11 miligram kalsiyum, 3 miligram demir, 60 miligram sodyum.
  • Orta yağlı koyun eti; 263 kalori, 16,5 gram protein, 21,3 gram yağ, 10 miligram kalsiyum, 1 miligram demir, 70 miligram sodyum.
  • İşkembe; 100 kalori, 19,1 gram protein, 2 gram yağ, 127 miligram kalsiyum, 1,6 miligram demir, 72 miligram sodyum.

Genel olarak besin değerleri bunlar olmakla birlikte hayvandan hayvana ciddi farklılıklar göstermektedir. Tamamen aynı koşullarda beslenen, aynı şekilde kesilen ve sunulan etlerde dahi besin değeri farklılıkları ile karşılaşılabilir. Ancak tamamen aynı süreçten geçen kırmızı etlerde ortaya fark çıkma ihtimali oldukça düşüktür.

Diyetlerde Proteinin Önemi

Bazı diyetlerde değişmekle birlikte kilo verme sürecinin altında yatan temel felsefe, vücudun alması gerekenden daha az kalori ile beslenmesidir. Kalori alımının kaynaklarını en temelde üçe ayırmak mümkündür. Yağ, karbonhidrat ve protein. Bu üç kaynağın da alınabileceği besinler farklıdır. Aynı şekilde vücuda girdiklerinde oluşturdukları etki de değişiktir.

Ülkemizde beslenme alışkanlıklarının temelinde karbonhidrat yatar. Karbonhidratlar normalde bir insanın günlük kalori ihtiyacının üçte birini karşılamaktadır. Sağlıksız beslenme örneklerinde ise bu oran yüzde elliye doğru artmaktadır. Ülkemizdeki oranlar da yüzde elliye yakındır. Karbonhidrat oldukça fazla kalori içeren besinlerdir. Yani sindirilmelerinden sonra vücuda olması gerekenden daha fazla kalori verirler. Tokluk hissinin geç gelmesinden dolayı da alınan kaloriler katlanarak artar. Yağlar da saf kalori kaynaklarıdır. Yani normalde oldukça az tüketilmeleri gerekir. Yine sağlıksız bir beslenme alışkanlığında yağ tüketimi de oldukça fazladır. Ekstra olarak ise karbonhidrat yapıları vücudun su tutma kapasitesini artırmaktadır. Alınan her bir gram karbonhidrat için vücutta dört gram kadar su depolanmaktadır.

Başta hızlı kilo verdiren diyetler olmak üzere diyetlerin neredeyse tamamında karbonhidrat alımı sınırlandırılır. Aynı tokluk hissi seviyesini yaratacak olan proteinlerin tüketimi ise artırılır. Proteinler kana karıştıklarında, karbonhidrata göre çok daha az kalori verirler. Ayrıca vücudun yağ yakma sürecinin başlamasını sağlarlar. Hücreleri onararak daha sağlıklı bir kilo verme sürecinin oluşmasına sebep olurlar. Yani diyetlerde protein tüketimi oldukça önemlidir. Proteinin alınabileceği kaynakların başında da etler gelmektedir. Özellikle kırmızı et olmak üzere beyaz ette de bolca protein bulunmaktadır.

Diyet Kırmızı Et Yemeklerinin İçerisinde Bulunan Malzemelerde Nelere Dikkat Edilmeli

Diyet et yemekleri hazırlarken etin en yağsız bölgeden seçildiğini belirtmiştik. Yağın az olması, Türkiye halkının genel damak tadıyla birlikte düşünüldüğünde lezzetsiz olarak adlandırılabilir. Diyet et yemekleri hazırlanırken porsiyon etin içerisine çeşitli baharatlar ve sebzeler katılarak tat algısının geliştirilmesi sağlanır. Ayrıca yağ ve şeker içermeyen çeşitli soslar da et yemeklerinin içerisine ilave edilerek kalori açısından düşük, sağlıklı ve lezzetli yemekler elde edilir. Yemekle birlikte pişirilecek veya sunulacak sebzeler arasında domates, biber, lahana ve çeşitli yeşillikler yer alabilir. Yanında servis edilen malzemelerde dikkat edilmesi gereken nokta, et seçimi yapılırken dikkat edilen nokta ile aynıdır. Yağ miktarı açısından oldukça düşük değerlere sahip olmak…

Diyet Kırmızı Et Yemeklerinin İçerisindeki Malzemeler

Bu malzemeler kişinin damak zevkine göre değişiklik gösterir. Ancak yüksek kalorili soslar ve ek malzemelerin yerini, düşük kalorili sebzeler ve soslar alır. Genelde soğan, sarımsak, domates, biber, lahana, brokoli gibi her yemeğin yanına uyum sağlayabilen sebzeler diyet listelerini uygulayanlar tarafından sıkça tercih edilir.

Diyet Kırmızı Et Yemeklerinin Hazırlanması

Diyet et yemeklerini hazırlamak için birkaç yöntem mevcut. Bu yöntemler en sağlıklı olandan en sağlıksız olana doğru sıralanmış durumda. Bu teknikler genelde tavuk ve balık yemeklerinin diyet şekilde hazırlanması için de sıkça kullanılıyor. Et yemeklerinin diyet olarak hazırlanması için en sık tercih edilen yöntem haşlama. Haşlama tekniğinde etin pişirilmesi için herhangi bir yağa ihtiyaç duyulmadığından dolayı, etle beraber vücudumuza girecek kalori miktarı da oldukça düşüyor. İkinci yöntem ise fırında pişirme. Bu yöntemde de ya hiç ya da çok az miktarda yağ kullanıldığından dolayı, fırınlama tekniğiyle hazırlanan yemeklerde alınan kalori miktarı oldukça düşük oluyor. Biraz daha sağlıksız ama yine yağa ihtiyaç duyulmadığından dolayı sıkça tercih edilen yöntem ise ızgara. Izgara yapma imkânı günlük şartlarda çok mümkün olmadığından dolayı diğer yöntemlere göre daha az tercih ediliyor. Genelde en sağlıksız ve az tercih edilen yöntem ise kızartma. Kızartma yönteminde etin pişmesi için ciddi miktarda yağa ihtiyaç duyulduğundan dolayı, etle beraber alınan kalori miktarı çok fazla oluyor. Durum böyle olunca doğrudan doğruya diyetin amacının dışına çıkılmış oluyor.

Diyet Kırmızı Et Yemekleri Nasıl Tüketilmeli ?

Diyet et yemeklerinin tüketilmesi genelde öğle ve akşam yemeklerinde mümkün. Sindiriminin zor olması sebebiyle diyet listelerinde genelde öğle yemeğinde tüketilir. Akşam yemeğine kadar sindirilen et yemeği, gece midenin çalışmasını sağlamaz. Böylece hareketsiz halde yatarken et yemeğinden alınan kalorinin yağa dönüştürülmesinin önüne geçilir. Et yemekleri oldukça zor tüketildiğinden dolayı, yenildiği vakit hareket edilmesi ve üç – dört saat arasında iş gibi faaliyetle ilgilenilmesi gerekir.

Kırmızı Et Nasıl Pişirilmelidir ?

Protein ağırlıklı beslenmenin öne çıkarıldığı diyetlerin değişmez parçası kırmızı ettir. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı diyetlerde de protein ihtiyacını karşılamak amacıyla kırmızı et tüketimi önerilir. Tüm bunları sebebi kırmızı etlerin protein açısından oldukça zengin; karbonhidrat bakımından ise oldukça fakir olmalarıdır. Vücudun kendini yenileyip karbonhidratı vücuttan atabilmesinin yolu da ancak protein ağırlıklı beslenme ile mümkündür.

Kırmızı etlerin pişirilme tekniği, tüketilecek etin sağlıklı olup olmadığını belirler. Ayrıca protein yapılarının parçalanmaması için etin belirli bir derecenin üzerine çıkarılmaması gerekmektedir. Yine aynı şekilde zararlı bakterileri öldürmek için de etin belirli bir derecenin üzerinde tutulması gerekmektedir. Kırmızı et ile alınacak besin değerlerini ölçülemez biçimde değiştirmemek için de pişirme tekniğinin ve kırmızı etin beraber pişirildiği malzemelerin önemi büyüktür.

Genel olarak diyetlerde yağda, kızartma şeklinde pişirmeler tavsiye edilmez. Kalori seviyesini çok üst boyutlara çekmemesi et, ilave yağ olmadan kendin yağında pişirilmelidir. Günümüzde ise suda pişirme teknikleri etin besin değerlerini koruma yönünde geliştirilen yöntemlerdendir.

Et pişirilmesi için kullanılan teknikler suda pişirme, ızgarada pişirme ve mangalda pişirmedir. Bazen de haşlama tekniği kullanılır ancak insanlar genel olarak haşlanmış eti sevmedikleri için diyetlerde de pek tercih edilmez. İlk kullanılabilecek teknik suda pişirmedir. Et dayanıklı bir poşetin içerisinde vakumlanır. Sonrasında ise sabit suyun sabit sıcaklıkta durduğu bir kabın içerisine batırılır. Uzun süreli pişirme sonunda etin suyu içerisinde kalır ve besin değerinde herhangi bir değişme olmaz.

İkinci pişirme tekniği ızgara ya da mangalda pişirmedir. Evde, ocakta yapılacak ise döküm tava; dışarıda yapılacak ise mangal kullanılmalıdır. Bu teknikte kömür ile pişirme yapılması sağlığa zararlı olabileceğinden ötürü dikkat edilmelidir. Etin mühürlenmesi mantığı üzerine kurulan bu teknik sayesinde protein, yağ ve diğer mineralleri içeren et suyu etin içerisinde kalmaktadır. Yani tüketim esnasında maksimum fayda sağlanmaktadır.

Etlerin pişirme tekniğinin yanında ne kadar pişirildikleri de önemlidir. Ülkemizde et genelde çok pişirmek suretiyle tüketilmektedir ki bu oldukça yanlıştır. Etin üst seviyede pişirilmesi besin değerlerinin, suyunun ve lezzetinin büyük oranda kaybolmasına sebep olmaktadır. Diyetlerdeki tat eksikliğinin kapatılabilmesi, proteine yönelik ihtiyaçların tam olarak giderilebilmesi için etin en çok pişirilmesi gereken seviye ortadır. Yani orta pişmiş et tüketimi oldukça uygundur. En uygun olanı ve ülkemizin damak tadına en hitap etmeyeni ise az pişmiş ettir. Az pişmiş et tüketilmesi sayesinde diyetlerdeki tüm ihtiyaçlar kolayca sağlanabilir.

Diyet Kırmızı Et Yemeklerine Örnek Tarifler

Kabaklı Et Sote

Kabak, diyet listelerinde oldukça sık kullanılan sebzelerden bir tanesi. Uygun etle beraber harmanlandığında ise oldukça sağlıklı, diyet listesine uygun bir yemek ortaya çıkıyor. Aşağıdaki tarif bir kişi için hazırlanmıştır.

Kabaklı Et Sote Malzemeleri

  • 200 gram dana kuşbaşı
  • 2 diş sarımsak
  • Çeyrek kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı soya sosu
  • 1 adet kabak
  • Tuz ve karabiber. Eğer arzu edilirse diğer baharatlar

Kabaklı Et Sote Hazırlanışı

  • Soğan ve sarımsak kabuklarından ayrılıp ufak parçalar halinde kesilir. Et dahi diğer malzemelerle birlikte derin bir kabın içerisinde iyice karıştırın. Sonrasında üzerini streç film ile kaplayıp buzdolabında bir saat kadar bekletin.
  • Tavayı kızdırıp üzerine bir kaşık kadar zeytinyağı ekleyin.
  • Karıştırdığınız kabın içerisindeki malzemeleri tavanın içerisine atıp iyice pişirin.
  • Kabakları ince yuvarlaklar halinde doğrayıp aynı tavada kızartın veya fırında pişirin. Sonrasında ise etleri koyduğunuz tabağın üzerine ekleyerek servis edin.

Dana Biftek Fajita

Fajita, Meksika mutfağının en lezzetli et yemeklerinden bir tanesi. Bu yemeği yapmak için kullanılan et de yağsız olduğundan dolayı, diyet listelerinde tüketmek için oldukça iyi bir besin. Aşağıdaki tarif tek kişi için hazırlanmıştır.

Dana Biftek Fajita Malzemeleri

  • 2 Adet dolmalık biber
  • Bir tutam acı biber
  • Acı biberin yarısı kadar kimyon
  • Kimyon kadar sarımsak tozu
  • Sarımsak tozu kadar soğan tozu
  • Tuz ve karabiber
  • 300 Gram dana biftek

Dana Biftek Fajita Hazırlanışı

  • Dolmalık biberleri iyice yıkayıp dik şekilde ince ince kesin. Sonrasında kızdırdığınız ve bir kaşık zeytinyağı eklediğiniz tavaya ince doğranmış dana biftekleri üst üste gelmeyecek şekilde yerleştirin. Yaklaşık üç dakika pişirdikten sonra biberleri ekleyin ve pişmesine yakın diğer baharatları da ekleyerek servise hazır hale getirin.

Pastırma, Salam ve Sosis Diyette Kırmızı Et Sayılır Mı ?

Aşırı kilolu insanların kilo verebilmesi için beslenme alışkanlıkları üzerinde hakimiyet kurması gereklidir. Yani tüketilen besinlerden önce yeme isteğinin baskılanması daha iyi olacaktır. Esasen kan şekeri seviyesine bağlı olarak gelişen açlık hissinin bastırılması büyük bir irade gerektirmektedir. Diyetlerin oldukça ince hesaplarla oluşturuluyor olması da kan şekeri seviyesinin kontrol altında tutulabilmesi içindir.

Kilo vermek için karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenmeyi azaltmak gerekir. Hatta şekerin sadece meyveden alınması daha faydalı olmaktadır. Karbonhidratın ise tamamen kesilmesi söz konusu değildir, en azından uzun bir süre için. Protein diyetleri karbonhidratların kısa bir süreliğine kesilmesi ve vücutta şok etkisi oluşturulması için kullanılmaktadır.

Protein diyetlerinin değişmez parçalarından birisi kırmızı etlerdir. İçerdikleri yüksek protein miktarından dolayı ana öğünlerin neredeyse tamamında yüksek miktarda protein tüketimi tavsiye edilir. Hiç karbonhidrat içermemesi de bir diğer avantajıdır. Yani saf, katkı yapılmamış kırmızı et tüketimi sayesinde protein diyetlerinin felsefesine yönelik en uygun beslenme şekli gerçekleşmektedir.

Kırmızı etlerin işlenmesi ile oluşturulan salam, sosis ve sucuk gibi besinler kırmızı etin doğal yapısının içerisine katkı maddelerinin karışmasına sebep olmaktadır. Yani protein açısından zengin olan kırmızı etin saf yapısı bozulmaktadır. Ayrıca ısıl işlem de uygulandığı için içerdiği protein yapısı bozulmaktadır. Yani sosis, salam ve sucuğun diyetlerde kırmızı etin yerini tutması söz konusu değildir. Bu gibi işlem görmüş kırmızı et ürünlerinin tüketilmesi halinde kan şekeri kontrolden çıkmakta; diyetin felsefesine uymayan bir beslenme alışkanlığı oluşturulmaktadır.

Pastırma için ise durum farklıdır. Kırmızı etin yapısı bozulmaz. Etrafı kaplanarak izole etme işlemi gerçekleştirilir. Yapılan hafif pişirme işlemi de protein yapısını bozmaz. Pastırma tüketimi, etrafında eti saran sarmaların temizlenmesi ile diyetlerde yapılabilir. Yani diyetlerde tüketilen pastırma kırmızı etin yerini tutmaktadır. Aynı olmasa da çok yakın protein değerlerine sahiptir.