Gastrik Bypass Ameliyatı


Gastrik Bypass Ameliyatı

Obezite cerrahisinde sıkça kullanılan yöntemlerden biridir. Midenin ince bağırsaklara dikilmesi prensibine dayanır. Bu durum besinlerin bir kısmının emilime uğramadan dışarı atılmasını sağlar. Mide hacminin küçültülmesiyle bağırsaklarda emilim zorluğu yaratılır ve buna bağlı olarak kilo kaybı gözlenir. Ameliyattan sonra küçülen mide hacmi sayesinde kişi çok daha küçük porsiyonlarda doyar hale gelecek ve doygunluk hissine daha erken kavuşacaktır. Bu operasyon midede 5 delik açılarak laparoskopik yöntem ile yapılmaktadır. Bu yöntem sayesinde kişinin iyileşme süreci hızlandırılır ve kapalı bir şekilde operasyon gerçekleştirildiği için hastanın hastanede yatış süreci kısalmış olur. Çok küçük kesiler açılarak uygulanan operasyon sayesinde hastanın karnında çok küçük izler kalır. Operasyon ortalama olarak 2-3 saat kadar sürmektedir.

Kimler Gastrik Bypass Ameliyatı Olmalıdır ?

Gastrik bypass ameliyat sindirim sistemi anatomisine müdahale edilen oldukça kompleks bir ameliyattır. Günümüzde uygulama sıklığından dolayı ciddi bir tecrübe kazanılmış olsa da hala riskleri bulunmaktadır. Bu sebeplerden ötürü ameliyatı olabilmek için bazı şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartların sağlanması durumunda kişi ameliyata alınmakta; kendisine en uygun olan yöntemle gastrik bypass ameliyatı gerçekleştirilmektedir. Ameliyata katılacaklarda şu şartlar aranır:

  • Operasyona katılacak kişilerde metabolizma hastalığı olmamalıdır. Ya da operasyon sırasında hastayı; operasyondan sonra da operasyonun sonuçlarını tehlikeye düşürebilecek bir metabolizma hastalığı olmamalıdır.
  • Gastrik bypass ameliyatı olabilecek kişiler obezite hastalarıdır. Obeziteye sahip olmadan bu ameliyatı olmak söz konusu dahi değildir.
  • Obeziteye sahip olan hastaların operasyona girmeden önce diğer tüm ameliyatsız yöntemleri denemiş olması gerekmektedir. Başta diyet ve spor egzersizleri olmak üzere hipnoz gibi yöntemler de bu denemelere dahildir. Ayrıca psikolojik yardım almış olma da aranmaktadır.
  • Bu operasyona girecek kişilerin vücut kitle indeksinin kırk ve üzerinde olması beklenir. Nadiren de olsa otuz beş ve üzerinin de ameliyat edildiği olmaktadır.

Operasyona katılmanın temel şartları bunlardır. Kilolarını veremeyen herkes ameliyat olmak için başvurabilir ancak karar, detaylı incelemenin ardından verilir. Yani sadece estetik amaçlar güdülerek bu operasyon yapılmaz. Sağlığı ciddi derecede tehdit eden kiloların varlığı aranır. Operasyondan önce mide balonu gibi yöntemlere de başvurulabilir.

Gastrik Bypass Kilo Verme Ameliyatı Mıdır ?

Tüketilen gıdaların sindirilebilir parçalara ayrılmasından mide; parçalanan besinlerin sindirilmesinden de bağırsaklar sorumludur. Mide kapasitesi arttıkça tüketilen besin; tüketilen besin arttıkça da alınan kalori artar. Yani sürekli olarak birbirini destekleyen bir süreç vardır. Kişi ideal kilosundan uzaklaşıp kilo aldıkça, aldığı her kiloyla birlikte kilolarından kurtulması daha da zorlaşır. Kilo alımına bağlı olarak onlarca farklı sorun ortaya çıkar ki bu sorunların neredeyse tamamı kilo vermeye karşı direnç oluşmasına sebep olur. Başta diyabet olmak üzere tüm sorun ve hastalıklar oldukça tehlikelidir, kişiyi obeziteye doğru götürmektedir.

Kilo verme yöntemlerinde ilk tercih her zaman ameliyatsız yöntemlerdir. Hayat tarzı değişiklikleri, diyetler ve spor egzersizleri de bu ameliyatsız yöntemlerin bel kemiğini oluşturmaktadır. Bu yöntemlerin işe yaramamaya başladığı durumlarda mide balonu gibi yarı ameliyatlı yarı ameliyatsız yöntemlere geçilebilir ya da doğrudan ameliyatlı yöntem masaya yatırılabilir. Kilo vermek için uygulanabilecek birkaç çeşit cerrahi müdahale bulunur. Gastrik bypass da bunlardan bir tanesidir. Temel amaç midenin ve ince bağırsağın anatomik yapısını değiştirerek kilo verilmesini sağlamaktadır. Yani evet, gastrik bypass ameliyatı kilo verme ameliyatıdır. Ancak her kilo vermek isteyene doğrudan bu ameliyat uygulanmaz. Kişinin bazı koşulları sağlaması gerekir. Özellikle vücut kitle indeksinin otuz beş ile kırk arasında olması; eşlik eden başka bir hastalık olmaması gibi. Fiziki bazı koşullar da operasyonun yapılıp yapılamayacağını belirlemektedir.

Tüm cerrahi yöntemler arasında kilo verme yolunda en fazla katkıyı gastrik bypass ameliyatları sağlamaktadır. Hem midenin küçültülmesi hem de ince bağırsağın kısaltılması sayesinde vücut kendi araçları ile kontrol altına alınmaktadır. Doğal olmayan bir müdahale yapılmamakta; gerektiğinde de yapılan müdahale tersine çevrilebilmektedir.

Gastrik Bypass Ameliyatının Kilo Verme Etkisi Her insan vücudunun boyutları, yaşı ve işi oranında kalori almalıdır. Bu oran insandan insana göre değişebilir. İnsandan insana göre değişmeyen şey ise, günlük kalori miktarından fazlası alındığı takdirde bunun kilo alımı olarak döneceğidir. Günlük kalori miktarından fazla olacak şekilde uzun süreler boyunca alınan kaloriler vücudun çeşitli bölgelerinde karbonhidrat ve yağ olarak depolanmaktadır. Karbonhidrat ve yağlar da vücudun toplam kilosunu artırmaktadır.

Ağız yoluyla alınan besinler yemek borusunu takip ederek mideye dolar. Midenin kapasitesini doldurana kadar açlık hissi bastırılmaz. Mide iç duvarları gerginleştiğinde tokluk sinyali yayınlanır ve kişi yemeyi keser. Mideye gelen yiyecekler burada mide asidi tarafından parçalanır. Sonrasında ise bağırsaklara yönlendirilerek uzun bir emilim sürecine tabi tutulur. Bu emilim süreci boyunca alınan besinlerdeki tüm yararlı maddeler ve su emilir. Geriye, dışkıyı az bir miktar akışkan bırakacak kadar sıvı bırakılır. Midenin besin alma kapasitesi ve bağırsakların uzunluğu vücuda alınan kalori miktarı üzerinde oldukça etkilidir.

Gastrik bypass ameliyatları oldukça ciddi ameliyatlardır. Yalnızca obezite hastalarına uygulanırlar. Hatta uygulanmadan önce mide balonu gibi yöntemler de kullanılabilir. Ameliyatta yapılan temel şey midenin küçük ve büyük olarak ikiye parçaya ayrılması; büyük parçanın kullanımdan çıkarılmasıdır. Yapılan ikinci müdahale ise ince bağırsağın iki parçaya ayrılması; bir kısmının kullanımdan çıkarılmasıdır. Kullanımdan çıkarılan bölgelerin dışındaki bölgelerin birbirine bağlanması ile de operasyon tamamlanmaktadır.

Gastrik bypass ameliyatıyla beraber daha küçük mide kapasitesine sahip olunur. Ayrıca mideden sonraki emilim süreci de kısalır. Yani en baştan vücuda alınan besin miktarı azaltılmış, sindirim kısmında da süre kısaltmış olur. Bu sayede, kişinin operasyondan önce tükettiği toplam kalorinin beşte ikisi ancak alınır. Uzun vadede ise ciddi miktarlarda kilo verilir. Kişi istese dahi yiyemez çünkü midesinde yer yoktur. Yer olsa dahi tamamen sindiremez çünkü bağırsakları kısalmıştır. Gastrik bypass ameliyatının kilo verme etkisi tam olarak bu yöntemle sağlanmaktadır.

Gastric Bypass Ameliyatı Sonrası Riskler

İşlemler sırasında çeşitli risk faktörleri de mevcuttur. Kalsiyum yetmezliğine bağlı meydana gelen kemiklerde ağrılar, operasyon yapılan kesi yerinde meydana gelen enfeksiyonlar görmek mümkündür. Vücut doğal olarak yeteri kadar gıda alamayacağı için kalsiyum ve D vitamini eksikliğinden dolayı takviyeye ihtiyaç duyulabilir.

Gastric Bypass Ameliyatı Sonrası Beslenme

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın ameliyatların sonrasında hastanın göstereceği özen en önemlisidir. Diyetlerine uyum sağlayarak kontrollerini aksatmadan yaşam kalitesini yükseltebilir. İdeal kiloya gelme süreciyle birlikte birçok hastalığın da üstesinden kişi gelebilir. Bu süreçte vitamin ve mineral eksikliği oluşmaması adına vitamin takviyesi hastalara yapılmaktadır. Hasta taburcu olduktan sonra ilk 15 gün sıvı diyet programı 16. Gün itibariyle püre diyet programı 1. Ay itibariyle ise katı diyet programı uygulamalıdır. İlk 15 gün boyunca kişiler tanesiz et-tavuk-kemik suyu, şekersiz ve tanesiz komposto suyu, taze sıkılmış asitsiz meyve suyu, laktozsuz süt, laktozsuz yoğurttan yapılmış ayran tercih edebilirler. 16. Gün itibariyle ise kahvaltıda haşlanmış yumurta beyazı ve light krem veya beyaz peynir tüketebilirler. Öğle ve akşam yemeklerinde tanesiz çorba, blenderize edilmiş et, tavuk, balık, köfte tercih edebilirler. Ara Öğünlerde ise süt, ayran, kefir, meyve ve yoğurt tercih edebilirler. Hastaların ameliyattan sonra dikkat etmesi gereken en önemli konu gün içerisinde yeterince sıvı alabilmek olmalıdır. Yeterince sıvı alamayan kişilerde baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilerin görülmesi söz konusudur. Püre dönemi itibariyle kişilerin katı-sıvı ayrımına dikkat etmesi tekrardan midelerini genişletmemek ve gün içerisinde yeterince protein alabilmek adına büyük önem taşımaktadır. Püre döneminde yenilecek tüm gıdaların blenderize edilmesi veya çatalla iyice ezildikten sonra püre kıvamına getirilmesi hastanın gıdayı daha rahat tolere edebilmesi için büyük önem taşımaktadır. Kişinin bu süreçte doktorunun önerdiği ilaçları ve vitaminleri düzenli kullanması büyük önem taşımaktadır.