Gebelik Ve Laktasyon Döneminde Diyet


Gebelik Ve Laktasyon Döneminde Diyet

Gebelik Dönemi

Gebelik döneminde hem anne hem de dünyaya getireceği bebek için depolarının tam olması gereklidir. Anne bebeği için depolarını doldurabilmeli ve kendi için de yeterli enerjiyi sağlayabilmelidir. Ayrıca gebelikten sonra gelen emzirme döneminde de yeterli süt salınımı için hazırlıklı olması gerekir.

Gebelikte sağlıklı kilo artışı ayda 1-1,5 kg arasındadır.

Gebelikte öncelikle enerji gereksiniminde ortalama 300 kalori kadar artış olur. Örneğin gebelikten önce 1800 kalori tüketen bir anne gebelikte yaklaşık 2100 kalori tüketmelidir.

Enerji gereksiniminden sonra konuyu detaylandırır isek protein ihtiyacının arttığını görürüz. Günlük 20 gram kadar protein gebenin diyetine eklenmelidir. Bunu 1,5 g/kg olarak da düşünebiliriz. Protein kaynakları da oldukça önemlidir. Yumurta, kırmızı et, balık gibi kaliteli protein kaynakları diyetinde bulunmalıdır. Artan enerji ihtiyacına paralel olarak özellikle folik asit başta olmak üzere B vitaminlerinin gereksinmesi de artar. Minerallerden en önemlileri ise kalsiyum ve demirdir. Gebe bir kadının günlük kalsiyum ihtiyacı 1300 mgdır. Kalsiyum hangi besinlerde bulunur diye bakacak olursak, yeşil yapraklı sebzeler, süt-yoğurt-peynir, kurubaklagiller ön sıradadır. Diğer bir mineral olan demir de günlük ortalama 15 gram kadar arttırılmalıdır. Kırmızı et, kuru meyveler, pekmez, tavuk eti gibi besinler demir açısından zengindir. Bitkisel demir kaynakları C vitamini ile tüketildiği zaman biyoyararlanımı artar. Bu nedenle her öğünde salata bulundurmanız önerilir. Örneğin bir nohut yemeğinin yanında bol yeşillikli bir salata tüketilebilir. Salatalarınıza miktarı belirli olacak şekilde iyotlu tuz kullanabilirsiniz.

Günlük beslenmenizde protein grubuna oldukça önem vermelisiniz. Süt-yoğurt-yumurta gibi kaliteli proteinleri diyetinizde bulundurmalısınız. Taze sebze ve meyveleri diyetinize ekleyerek posa tüketiminizi arttırabilirsiniz. Ayrıca günlük su tüketimi en az 10 bardak olarak planlanmalıdır.

Emzirme Döneminde Beslenme

  • Emziklilik döneminde düşük kalorili diyetlerden uzak durulmalıdır. Çünkü sütün besin değerleri düşer.
  • Anne süt ürettiği için (700-800 ml/gün) günlük enerji eklemesi yapılmalıdır. Yaklaşık 500 kkal/gün.
  • Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler olası demir eksikliği için tüketilmelidir.
  • Mevsimine uygun sebze ve meyveler iyice temizlendikten sonra günlük olarak tüketilmelidir.
  • Bebeğin mental gelişimi için omega 3 yönünden zengin balık tüketimine özen gösterilmelidir.
  • Süt salınımının etkilenmemesi için su tüketimi oldukça önemlidir. Günde 3 litre su ve , ıhlamur,çayları, şekersiz komposto, taze sıkılmış meyve suları, kalsiyumdan zengin süt gibi içecekler ile desteklenebilir.
  • Bazı besinler bebekte gaz yapabilir, anne sütünün tadını değiştirebilir( brokoli,soğan gibi). Bebeğinizin durumuna göre bu besinlere diyetinizde yer verebilirsiniz.
  • Katkı maddesi içeren hazır gıdalar mümkün olduğunca tüketilmemelidir.
  • Emziklilik döneminde alkol ve sigara bebeğin sağlığı için kesinlikle kullanılmamalıdır.

Emzirme Dönemi Diyeti Nedir ?

Gebeliğin başarılı şekilde sonlanmasını takiben, gebelik süresince ağır baskı altında varlığını sürdüren vücudun toplanması ve gebelik sonrasındaki sürece uyumlu hale getirilmesi gerekir. Gebelik süreciyle beraber annenin en az on kilo alması beklenir ve gebelik süresince uygulanan diyetlerle de bu sağlanır. Kilo alımının bu seviyede olması hem annenin hem de bebeğin sağlığını korumak amacıyladır. Bebeğin ortalama üç ile dört kilo arasında doğmasıyla beraber annenin vücudunda minimum altı kiloluk bir fazlalık oluşur ki emzirme dönemi diyetinin başlıca amaçlarından birisi bu fazlalığın ortadan kaldırılmasıdır.

Emzirme dönemi diyeti ayrıca bebeğin anne sütü ile sağlıklı şekilde beslenebilmesi için annenin yeterli miktarda beslenmesini de amaçlar. Esasen asıl amaç anne sütünün kalitesinin korunmasıdır. Bunu yaparken fazla kalori alınmaması gibi bir ilkeden hareketle de annenin kilo almasının önüne geçilir. İdeal koşullar oluştuğunda da annenin fazla kilolarından kurtulup vücudunu şekle sokması için gereken adımlar atılır.

Gebelik dönemindeki dönemsel diyet listeleri emzirme dönemi için de geçerlidir. Annenin değişen hormon yapısına ve bebeğin değişen ihtiyaçlarına uygun olarak emzirme döneminin başlangıcından sonuna kadar değişen bazı diyet listeleri uygulanır. Ayrıca anne sütünün belirli bir kalite seviyesine oturabilmesi amacıyla diyet uygulamalarına doğumdan yaklaşık iki ile dört hafta sonra başlanmaktadır. Öncesinde annenin, kadın doğum uzmanının tavsiyesine göre hareket etmesi gerekmektedir.

İlgili sürenin tamamlanmasının ardından annenin vücut değerlerine ve bebeğin ihtiyaçlarına uygun olarak diyet listeleri hazırlanır. Hazırlanan diyet listelerine harfiyen uymak bebeğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ayrıca zaman içerisinde değişen ihtiyaçlara göre diyet listelerinde değişiklikler yapılır.

Emzirme Dönemi Diyeti Korkuları

Emzirme dönemi diyetlerinde iki amaç bulunur. Bunlardan birincisi bebeğin emdiği sütün faydalı olması iken ikincisi annenin fazla kilolarını vermesidir. Bu iki amacı en uygun şekilde yapabilecek diyetler de emzirme dönemi diyetleri olarak kullanılmaktadır. Gebelik süreci kadar doğum sonrası süreç de oldukça önemlidir ve annelerin psikolojilerinin, vücut kimyalarının değiştiği bir dönemdir. Bu ruh hali içerisinde annelerin korku duyduğu iki şey vardır.

Anneler bebeklerinin yeteri kadar beslenemediğini düşünebilir. Sütlerinin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği gibi bir sanrıya kapılabilir. Ekstrem durumlar haricinde böyle bir sonucun ortaya çıkma ihtimali sıfıra yakındır. Yani anne sütü çok uç noktada bir müdahale yapılmazsa çocuğa yetecek ve onu sağlıklı şekilde geliştirecektir.

İkinci korkuları ise alınan kiloların verilemeyeceğidir ki verilen diyetlere uyulduğu ve yeteri kadar spor yapıldığı takdirde alınan kiloların verilememesi de söz konusu değildir. Ortalama olarak sınıflandırılabilecek bir gebelik sürecinde alınan fazla kilo miktarı altı ile on arasındadır. Bu kilolar da altı aylık süreç içerisinde kolaylıkla verilebilmektedir. Verilemediği durumlarda ise emzirme döneminin bitmesiyle beraber daha yoğun diyet programları kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Üçüncü bir korku ise vücut şekillerinin bozulacağıdır. Kilo verememe ile ilgili olsa da daha geniş bir korkuyu ifade etmektedir. Doğumdan sonra kaslarda ve dokularda değişimler gözlenir ancak bunlardan hiçbirisi vücut şeklini ekstrem bir şekilde bozacak kadar değildir. Yani sağlıklı bir gebelik ve doğum sürecinin atlatılmasıyla beraber vücudun genel görünümünde, gebelik döneminde alınan altı – on kilo dışında herhangi bir fazlalık görülmeyecektir. Kiloların verilmesi ile de vücut doğum öncesi şekline kolayca oturacaktır.

Gebelik (Hamilelik) Diyeti Nasıl Yapılır ?

Hamilelik dönemi her kadın için oldukça özel süreçleri barındırmaktadır. Bu özel süreçlerin bir yansıması da diyet uygulamalarında görülmektedir. Anne bedeninin hamilelikten önce sahip olduğu her türlü değer, hamilelik süresince uygulanacak diyetin niteliklerini belirlemektedir. Bu nitelik belirleme durumu doğrudan diyetin içeriğine olabileceği gibi nasıl uygulandığına da olabilir.

Hamilelik süresi boyunca bebeğin gelişim süreci saatlik olarak dahi bilinmektedir. Ufak değişiklikler dışında bir bebeğin dokuz ay on günlük gelişim süreci bilindiğinden dolayı gelişim süreci boyunca alması gereken kalori miktarı, mineral ve vitaminler de bilinmektedir. Yani annenin doğru zamanda doğru şekilde beslenmesi oldukça önemlidir. Sağlıklı bir fiziksel ve psikolojik gelişim ancak doğru gıdaların tüketilmesi sayesinde mümkündür.

Gebelik yani hamilelik diyeti kadın doğum uzmanları tarafından belirlenen listelerin uygulanması şeklinde yapılır. Listede yazan gıdaların tüketilmesi, kalori sınırlarına dikkat edilmesi ve yasaklara uyulması oldukça önemlidir. Ayrıca hamileliğin belirli zamanlarında hareketlenmenin artması gerekmektedir. Spor egzersizleri yapılması, psikolojik rahatlamanın sağlanması ve uyku düzeninin kurulması bebeğin gelişimi yönünde etkili olan faktörlerdir.

Gebelik yani hamilelik diyetlerinin uygulanması annenin vücudunda bir hastalık var ise ona göre şekillendirilebilir. Örneğin diyabet olan bir kişinin gebe kalması halinde oluşturulacak diyet listesi diyabetin etkilerini artırmayacak şekildedir. Ayrıca yeteri kadar gıdanın fazlaca öğüne bölünerek gün içerisinde alınması gebelik diyetlerinin nasıl yapılacağına dair önemli bir ipucudur. Örnek bir liste şu şekildedir:

Kahvaltı

  • Bebeğin kalsiyum ihtiyacını karşılamak amacıyla bir bardak süt. Hamileliğin ileri evrelerinde süt tüketimi artırılır. Ayrıca tüketilen sütün yağ değerleri kontrol edilmelidir
  • Yine kalsiyum ihtiyacını karşılamak amacıyla bir dilim peynir
  • Zeytin
  • Yeşillik
  • Şeker ihtiyacını karşılamak için bir adet meyve
  • Bir ya da iki dilim tam tahıllı ekmek
  • Haftanın dört günü sabah kahvaltılarına eklenecek bir adet yumurta
  • Şekersiz çay

Ara Öğün

  • Bir avuç kadar kuruyemiş

Öğlen

  • Sebze ile desteklenen et yemeği
  • Kalsiyum ihtiyacını karşılamak için süt ürünü, genelde yoğurt
  • Bir ya da iki dilim tam tahıl ekmeği

Ara Öğün

  • Bir avuç kuruyemiş veya yarım sandviç
  • Bir kase yoğurt ya da bir bardak ayran

Akşam

  • Buharda ya da ızgarada pişmiş bir porsiyon et
  • Midenin yumuşatılması için mercimek çorbası
  • Bir ya da iki dilim tam tahıl ekmeği

Ara Öğün

  • Kan şekerinin kontrol altında tutulabilmesi için bir adet meyve
  • Yatmadan Önce
  • Bir bardak süt veya muadili olabilecek şekilde bir kase ayran

Sonuç olarak; spor egzersizleri ile birleştirilmiş bir gebelik diyeti sayesinde bebeğin gelişiminin sağlıklı şekilde olması sağlanmaktadır. Tüketilen besinler, öğün sayısı gibi değişkenler büyük oranda gebeden gebeye değişkenlik göstermektedir. Gebelik sürecinin sorunsuz olarak atlatılması için mutlaka diyet listeleri doktorlar tarafından yazılmaktadır.

Gebelik (Hamilelik) Diyeti Ne Kadar Süre Yapılır ?

Gebelik diyetlerinin oluşturulmasında dikkate alınan bazı hususlar vardır. Gebeliğin başlangıcına annenin hangi kan değerleri ve kilo ile girdiği oldukça önemlidir. İdeal bir başlangıç ile girilmesinden sonra diyetler ile beslenme sürecinin kontrolü sonunda, gebeliğin bitirilmesine yakın annenin aldığı kiloların toplamının on ile on iki arasında olması beklenir. Eğer beklenen tek değil de iki bebek ise bu kiloların on altıya kadar çıkması söz konusudur. Yani diyetlerin oluşturulmasında annenin alması gereken kilo ile mevcut kilosu kriterler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gebelik yani hamilelik diyetlerini uygulama süresi oldukça nettir. Normal doğuma kadar süren dokuz ay on günlük süreç boyunca diyetlere harfiyen uyulması gerekmektedir. Diyetler genelde haftalık olarak takip edilir ancak kritik değişiklikler her üç ayda bir yapılır. Diyetlerin uygulandığı süreç boyunca üç kere gebelik diyetinin değiştiğini söylemek mümkündür. Her üç aylık dönem kendi içerisinde bazı özellikler barındırır. Tüm diyet bebeğin gelişim süreciyle doğrudan alakalıdır. Genelde ihtiyaç duyulan minerallerde artış, ihtiyaç duyulmayanlarda da azalış yapılır. Ayrıca üçüncü aydan itibaren bebeğin gelişim hızının kurtarılabilmesi için annenin günlük üç yüz kalori fazla alması gerekmektedir ki bu üçüncü üç ayın sonlarına doğru beş yüz kaloriye kadar çıkmaktadır.

Yani gebelik diyetinin hamilelik süresi boyunca sürdüğünü söyleyebiliriz. Annenin aşırı kilolu olarak hamileliğe başlaması halinde ilk üç aylık süre için kaloriyi artıracak ek besinler verilmez. Bunun yerine annenin aşırı kilolarına sebep olan yağların bebek tarafından yakılması amaçlanır. Sonrasında ise eğer ihtiyaç duyulursa ekstra kalori alımı yapılabilir.

Gebelik (Hamilelik) Diyetinde İlaç Takviyesi

Gebelik süreciyle beraber annenin kendi bedeninden beslemesi, ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir bünye daha oluşur. Normal insanların ihtiyaç duyduğu tüm maddelere bebek de ihtiyaç duyar. Hamilelik sürecinin kontrol edilebilmesi, bazı olumsuz durumların atlatılabilmesi ve genelde de vitamin ve mineral eksikliği için ilaç takviyeleri yapılmaktadır. Her durumda da ilaç ile yapılan takviyeler son tercihtir. Öncesinde diğer tedaviler ve diyetler ile sorunlar ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzlarının günümüzde inanılmaz derecede benzeşmesinden dolayı hamilelerin birçoğunda demir eksikliği için demir takviyesi standart olarak kullanılır. Demir eksikliği durumunda eksikliğin diyet veya hayat tarzı değişikliği ile ortadan kaldırılması mümkün değildir. Sağlıklı bir besin ve oksijen akışı için de demirin mutlaka verilmesi gerekmektedir. Ayrıca doğuma yaklaşılan günlerde demir takviyesi artırılarak doğum anında yaşanacak kan kaybının azaltılması amaçlanır.

Hamilelik süreci içerisinde bazı anne adaylarında magnezyum ve kalsiyum eksikliği ile karşılaşılabilir. Kalsiyum bebeğin kemik gelişimi için oldukça önemlidir ve genelde hamileliğin son üç ayında kalsiyum eksikliği ortaya çıkar. Annenin kas hareketlerinin kontrol edilmesinde de magnezyumun önemi büyüktür. Yine son üç ayda magnezyum eksikliği gelişebilir. Bebeğin kemik gelişiminin sağlıklı olması için kalsiyum takviyesi; doğum anında kasılmaların şiddetli olmaması için de magnezyum takviyesi verilebilir. Bu iki mineralin takviyesi de eksiklik durumunda yapılır, demir takviyesinin aksine standart bir uygulama değildir.

Dikkat edilmesi gereken ilaç kullanımlarının başında ise ağrı kesiciler gelmektedir. Hamileliğin ileri dönemlerinde kas ağrıları ile karşılaşmak mümkündür. Bu noktada oldukça hafif ağrı kesiciler işe yarayabilir ancak doktor tavsiyesi olmadan kullanıldığında bebeğin gelişimine zarar verebilirler. Yani ağrı kesiciler dahi doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.

Bazı hamileliklerde çeşitli sebeplere bağlı olarak düşük, aşırı kanama veya erken doğum gibi ileri riskler ortaya çıkmaktadır. Böyle riskler ile nadiren karşılaşılsa da önlenmeleri gerekmektedir. Bu risklerin tespiti ancak kadın doğum doktorları tarafından yapılabilir. Yani annenin bu açıdan bir hisse kapılması kuruntudur. Doktor tarafından ilgili risklere dair teşhisler yapılmasından sonra progesteron hormonu takviyesi yapılabilir. Riskleri ortadan kaldıran bu tavsiyenin mutlaka doktor tavsiyesi ile alınması gerekmektedir.

Ayrıca hamilelikle birlikte gelişen bazı belirtilerin bastırılması için doktor tavsiyesi ile ilaçlar kullanılabilir. Her anne adayında farklı gelişen bu belirtiler, farklı ilaçlar ile tedavi edilebilmektedir. Vitamin noktasında ise genelde besinlerden vitaminlerin karşılanması söz konusudur. Takviyeye ihtiyaç duyan tek vitamin folik asittir. Her anne adayı hamilelik süresi boyunca ve özellikle de son üç ayda folik asit tavsiyesi almak zorundadır. Tüm bunların dışında annenin özel durumuna göre sürekli kullanılması gereken ilaçlar, alınması gereken takviyeler bulunabilir. Bunlar ancak gebeliği takip eden doktorlar tarafından belirlenecek türde durumlardır.

Emzirme Dönemi Diyeti Nedir ?

Gebeliğin başarılı şekilde sonlanmasını takiben, gebelik süresince ağır baskı altında varlığını sürdüren vücudun toplanması ve gebelik sonrasındaki sürece uyumlu hale getirilmesi gerekir. Gebelik süreciyle beraber annenin en az on kilo alması beklenir ve gebelik süresince uygulanan diyetlerle de bu sağlanır. Kilo alımının bu seviyede olması hem annenin hem de bebeğin sağlığını korumak amacıyladır. Bebeğin ortalama üç ile dört kilo arasında doğmasıyla beraber annenin vücudunda minimum altı kiloluk bir fazlalık oluşur ki emzirme dönemi diyetinin başlıca amaçlarından birisi bu fazlalığın ortadan kaldırılmasıdır.

Emzirme dönemi diyeti ayrıca bebeğin anne sütü ile sağlıklı şekilde beslenebilmesi için annenin yeterli miktarda beslenmesini de amaçlar. Esasen asıl amaç anne sütünün kalitesinin korunmasıdır. Bunu yaparken fazla kalori alınmaması gibi bir ilkeden hareketle de annenin kilo almasının önüne geçilir. İdeal koşullar oluştuğunda da annenin fazla kilolarından kurtulup vücudunu şekle sokması için gereken adımlar atılır.

Gebelik dönemindeki dönemsel diyet listeleri emzirme dönemi için de geçerlidir. Annenin değişen hormon yapısına ve bebeğin değişen ihtiyaçlarına uygun olarak emzirme döneminin başlangıcından sonuna kadar değişen bazı diyet listeleri uygulanır. Ayrıca anne sütünün belirli bir kalite seviyesine oturabilmesi amacıyla diyet uygulamalarına doğumdan yaklaşık iki ile dört hafta sonra başlanmaktadır. Öncesinde annenin, kadın doğum uzmanının tavsiyesine göre hareket etmesi gerekmektedir.

İlgili sürenin tamamlanmasının ardından annenin vücut değerlerine ve bebeğin ihtiyaçlarına uygun olarak diyet listeleri hazırlanır. Hazırlanan diyet listelerine harfiyen uymak bebeğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ayrıca zaman içerisinde değişen ihtiyaçlara göre diyet listelerinde değişiklikler yapılır.

Emzirme Dönemi Diyeti Korkuları

Emzirme dönemi diyetlerinde iki amaç bulunur. Bunlardan birincisi bebeğin emdiği sütün faydalı olması iken ikincisi annenin fazla kilolarını vermesidir. Bu iki amacı en uygun şekilde yapabilecek diyetler de emzirme dönemi diyetleri olarak kullanılmaktadır. Gebelik süreci kadar doğum sonrası süreç de oldukça önemlidir ve annelerin psikolojilerinin, vücut kimyalarının değiştiği bir dönemdir. Bu ruh hali içerisinde annelerin korku duyduğu iki şey vardır.

Anneler bebeklerinin yeteri kadar beslenemediğini düşünebilir. Sütlerinin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği gibi bir sanrıya kapılabilir. Ekstrem durumlar haricinde böyle bir sonucun ortaya çıkma ihtimali sıfıra yakındır. Yani anne sütü çok uç noktada bir müdahale yapılmazsa çocuğa yetecek ve onu sağlıklı şekilde geliştirecektir.

İkinci korkuları ise alınan kiloların verilemeyeceğidir ki verilen diyetlere uyulduğu ve yeteri kadar spor yapıldığı takdirde alınan kiloların verilememesi de söz konusu değildir. Ortalama olarak sınıflandırılabilecek bir gebelik sürecinde alınan fazla kilo miktarı altı ile on arasındadır. Bu kilolar da altı aylık süreç içerisinde kolaylıkla verilebilmektedir. Verilemediği durumlarda ise emzirme döneminin bitmesiyle beraber daha yoğun diyet programları kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Üçüncü bir korku ise vücut şekillerinin bozulacağıdır. Kilo verememe ile ilgili olsa da daha geniş bir korkuyu ifade etmektedir. Doğumdan sonra kaslarda ve dokularda değişimler gözlenir ancak bunlardan hiçbirisi vücut şeklini ekstrem bir şekilde bozacak kadar değildir. Yani sağlıklı bir gebelik ve doğum sürecinin atlatılmasıyla beraber vücudun genel görünümünde, gebelik döneminde alınan altı – on kilo dışında herhangi bir fazlalık görülmeyecektir. Kiloların verilmesi ile de vücut doğum öncesi şekline kolayca oturacaktır.

Emzirme Dönemi Diyeti Nasıl Yapılır ?

Doğumun gerçekleşmesinden itibaren bebeğin beslenmesi ile annenin beslenmesi ayrılır. Ancak bu uzun sürede gerçekleşen bir ayrılıktır. Bebek dünyaya geldikten sonra annesinin sütünden emmeye başlar. Anne sütü hiçbir takviyeye ihtiyaç duymadan bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalıdır. Bunun sağlanması amacıyla da emzirme dönemi diyeti uygulanır.

Diyet uygulamasına doğumdan sonraki ilk ayın sonundan itibaren başlanır. Bu süreye kadar annenin hormon dengesinin ve psikolojisinin oturması beklenir. Gebelik süreci kadar değişen ve baskılı bir süreç olan doğum ve doğum sonrası erken dönem en az psikolojik hasar ile atlatılmalıdır. Annenin psikolojisinin hem beslenme alışkanlıkları hem de sütün kalitesi üzerinde büyük etkileri bulunmaktadır. Bu süreçte anne üzerindeki baskıyı artırmamak amacıyla diyet uygulamasına başlanmaz. Sütün belirli bir kalite seviyesine doğal yollardan gelmesi amaçlanır ve bunun için bir ay kadar beklenir.

Sürenin tamamlanmasıyla beraber emzirme dönemi diyetine başlanır. Diyetin içeriği sabit değildir. Annenin durumuna ve bebeğin ihtiyaçlarına göre şekillenir. Sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için hem annenin hem de bebeğin kan değerleri sürekli olarak kontrol edilir. Eksik olan mineral ve vitaminlere yönelik diyet listeleri oluşturularak annenin bebeğini uygun şekilde beslemesi sağlanır.

Emzirme dönemi diyetinin bir diğer amacı ise annenin fazla kilolarından kurtulmasını sağlamaktır. Minimum altı kilo olacak şekilde fazlalık olan bu kiloların kendiliğinden ortadan kalkması genelde mümkün değildir. Annenin beslenme ve spor alışkanlıkları ile bu fazla kilolardan kurtulması gerekir. Diyet listeleri oluşturulurken bebeğin ihtiyaçları ile annenin kilo verme beklentisi uygun bir noktada birleştirilir. Hem kilo verilir hem de bebek yeteri kadar besini kolayca alır.

Kahvaltı

  • Kalsiyum ihtiyacını karşılamak amacıyla bir bardak süt
  • Haftanın dört ya da beş günü tüketilecek şekilde bir adet yumurta
  • İki kibrit kutusu kadar orta ya da tam yağlı beyaz peynir
  • Yeşillik ve zeytin
  • İçecek olarak ise bitki çayları

Ara Öğün

  • Vücudun şeker ihtiyacını karşılamak ve süt yardımıyla bebeğe de aktarmak için bir ya da iki adet meyve. Meyve yerine bir avuç kuru üzüm de tüketilebilir.
  • Eğer kuru üzüm tüketilirse yarım kase yoğurt ilave edilmelidir.
  • Ara öğün olarak badem, fıstık, fındık ve leblebi de tüketilebilir.

Öğlen

  • Baklagillerden biri ile hazırlanmış bir porsiyon yemek. Yemeğin içerisine etin yağsız yeri de karıştırılabilir
  • Zeytin veya fıstık ile harmanlanmış bol yeşillik içeren salata

Ara Öğün

  • Bir avuç kuru üzüm ile yarım kase yoğurt
  • Kuru üzüm tüketimi yapılmazsa bir adet elma veya portakal

Akşam

  • Buharda haşlanarak ya da ızgarada pişirilmiş, biraz yağ içeren yüz elli gram kadar et
  • Yine bol yeşillik ile hazırlanmış sirkeli veya limonlu salata

Yatmadan Önce

  • Bir bardak meyveli, tercihen de muzlu süt

Emzirme döneminde hazırlanan diyetlerin bir günü aşağı yukarı bu olmaktadır lakin her anne adayına ve bebeğe göre değişen farklı listeler bulunmaktadır. En uygun liste uzman bir diyetisyen tarafından hazırlanacaktır.

Emzirme Dönemi Diyeti Nasıl Yapılır ?

Doğumun gerçekleşmesinden itibaren bebeğin beslenmesi ile annenin beslenmesi ayrılır. Ancak bu uzun sürede gerçekleşen bir ayrılıktır. Bebek dünyaya geldikten sonra annesinin sütünden emmeye başlar. Anne sütü hiçbir takviyeye ihtiyaç duymadan bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalıdır. Bunun sağlanması amacıyla da emzirme dönemi diyeti uygulanır.

Diyet uygulamasına doğumdan sonraki ilk ayın sonundan itibaren başlanır. Bu süreye kadar annenin hormon dengesinin ve psikolojisinin oturması beklenir. Gebelik süreci kadar değişen ve baskılı bir süreç olan doğum ve doğum sonrası erken dönem en az psikolojik hasar ile atlatılmalıdır. Annenin psikolojisinin hem beslenme alışkanlıkları hem de sütün kalitesi üzerinde büyük etkileri bulunmaktadır. Bu süreçte anne üzerindeki baskıyı artırmamak amacıyla diyet uygulamasına başlanmaz. Sütün belirli bir kalite seviyesine doğal yollardan gelmesi amaçlanır ve bunun için bir ay kadar beklenir.

Sürenin tamamlanmasıyla beraber emzirme dönemi diyetine başlanır. Diyetin içeriği sabit değildir. Annenin durumuna ve bebeğin ihtiyaçlarına göre şekillenir. Sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için hem annenin hem de bebeğin kan değerleri sürekli olarak kontrol edilir. Eksik olan mineral ve vitaminlere yönelik diyet listeleri oluşturularak annenin bebeğini uygun şekilde beslemesi sağlanır.

Emzirme dönemi diyetinin bir diğer amacı ise annenin fazla kilolarından kurtulmasını sağlamaktır. Minimum altı kilo olacak şekilde fazlalık olan bu kiloların kendiliğinden ortadan kalkması genelde mümkün değildir. Annenin beslenme ve spor alışkanlıkları ile bu fazla kilolardan kurtulması gerekir. Diyet listeleri oluşturulurken bebeğin ihtiyaçları ile annenin kilo verme beklentisi uygun bir noktada birleştirilir. Hem kilo verilir hem de bebek yeteri kadar besini kolayca alır.

Kahvaltı

  • Kalsiyum ihtiyacını karşılamak amacıyla bir bardak süt
  • Haftanın dört ya da beş günü tüketilecek şekilde bir adet yumurta
  • İki kibrit kutusu kadar orta ya da tam yağlı beyaz peynir
  • Yeşillik ve zeytin
  • İçecek olarak ise bitki çayları

Ara Öğün

  • Vücudun şeker ihtiyacını karşılamak ve süt yardımıyla bebeğe de aktarmak için bir ya da iki adet meyve. Meyve yerine bir avuç kuru üzüm de tüketilebilir
  • Eğer kuru üzüm tüketilirse yarım kase yoğurt ilave edilmelidir
  • Ara öğün olarak badem, fıstık, fındık ve leblebi de tüketilebilir

Öğlen

  • Baklagillerden biri ile hazırlanmış bir porsiyon yemek. Yemeğin içerisine etin yağsız yeri de karıştırılabilir
  • Zeytin veya fıstık ile harmanlanmış bol yeşillik içeren salata

Ara Öğün

  • Bir avuç kuru üzüm ile yarım kase yoğurt
  • Kuru üzüm tüketimi yapılmazsa bir adet elma veya portakal

Akşam

  • Buharda haşlanarak ya da ızgarada pişirilmiş, biraz yağ içeren yüz elli gram kadar et
  • Yine bol yeşillik ile hazırlanmış sirkeli veya limonlu salata

Yatmadan Önce

  • Bir bardak meyveli, tercihen de muzlu süt

Emzirme döneminde hazırlanan diyetlerin bir günü aşağı yukarı bu olmaktadır lakin her anne adayına ve bebeğe göre değişen farklı listeler bulunmaktadır. En uygun liste uzman bir diyetisyen tarafından hazırlanacaktır.

Emzirme Dönemi Diyeti Ne Kadar Süre ile Yapılmalıdır ?

Doğumdan itibaren başlayan emzirme süreci yaklaşık olarak altı ay boyunca yoğun bir şekilde sürmektedir. Bebekten bebeğe göre değişmekle birlikte altıncı aydan itibaren katı beslenmeye de geçilmektedir. Yani emzirme dönemi diyetinin asıl amaçlarından birisi olan bebeğin doğru şekilde beslenmesi amacı ikame edilebilir bir hâl almaktadır. Altıncı aydan itibaren ise anne sütü tüketimi devam etse de bu azalan oranlarla gerçekleşmektedir.

Emzirme dönemi diyetinin başlangıcı ise doğumdan bir ay sonradır. Yani bu hesaptan hareketle emzirme dönemi diyetinin yaklaşık olarak beş ile dokuz ay arasında sürdüğünü söyleyebiliriz. Diyetin altıncı veya yedinci aya kadar olan süresinin ağırlık merkezi bebeğin beslenmesi iken bundan sonraki süreci tamamen annenin fazla kilolarının verilmesi olmaktadır.

Çoğu annede, gebelik süresince alınan kilolar ilk altı aylık sürede sorunsuz olarak verilebilmektedir. Halihazırda kilolu olan, gebelik dönemi ile kilolarını daha da artıran annelerde ise kilonun verilmesi bir yılı bulabilmektedir. Bebek sütten kesilene kadar emzirme dönemi diyetinin değişen yoğunluklarda sürdürülmesi mantıklıdır. Sonrasında ise eğer kalmış ise kiloların verilmesi amacıyla diyetlere başlanabilir. Emzirme döneminde uygulanan diyetlerin ve tüketilen besinlerin bebeğe süt yolu ile geçeceğinin ve gelişimini etkileyeceğinin unutulmaması gerekir.

Ayrıca bir yıldan daha uzun sürelerde sütten kesilmeyen çocukların emzirilmesinde kullanılan sütün niteliği ile bebeğin gelişimi arasında doğrudan bağ bulunmadığı için emzirme dönemi diyetinin devam ettirilmesine gerek yoktur. Yani emzirme dönemi diyetinin maksimum bir yıl sürdüğünü söyleyebiliriz.

Emzirme Dönemi Diyeti İlaç Takviyesi

Emzirme döneminin sağlıklı şekilde atlatılabilmesi oldukça önemlidir. Emzirme dönemi boyunca uygulanan diyetlerle annenin yeterli ve ideal şekilde beslenmesi sağlanır. Annenin ürettiği sütün kalitesi ve miktarı da annenin beslenmesi ile alakalı olduğundan ötürü bebeğin beslenmesi ve sağlığı da bu şekilde garanti altına alınır. Bebeğin gelişimini sağlıklı olarak sürdürebilmesi için içerisinde belirli vitamin ve minerallerin bulunduğu anne sütünü yeterli miktarda içmesi gerekir. Sütün içeriğinin belirlenmesinde annenin beslenme alışkanlıklarının yeri büyüktür.

Emzirme döneminde hazırlanan diyetler annenin sütün içerisine ekleyeceği vitamin ve mineralleri besinler yardımıyla almasını amaçlar. İdeal olan da bu olmakla beraber bazen hastalıklar, bazen psikolojik durum bazen de beslenme şekli ilgili vitaminlerin vücuda alınmasının önüne geçer. Vücuda ilgili vitaminler alınamadığında sütün içerisine de eksik olarak gönderilirler. Tüm bu zincirleme reaksiyonun son halkasında ise bebek yeteri kadar beslenemez ve gelişim süreci sekteye uğrar.

Gebelik sürecinde olduğu gibi doğum sonrasındaki süreçte de hem anne hem de bebek kan değerleri açısından sürekli izlenir. Anne sütünde mineral ve vitamin eksikliği bebeğin kan değerlerini değiştirir. Bu değişim yapılan ufak testler yardımıyla kolayca fark edilebilir. Annenin bu vitaminleri ve mineralleri alamadığının kesinleşmesi durumunda da takviyelere başvurulur.

Normalde yiyeceklerden alınamayan mineral ve vitaminler ilaç şeklinde anneye verilir. Alınan vitamin ve minerallerin büyük bir kısmı kolayca süte geçer ve bebeğe ulaşır. Alınan vitamin ve minerallerin sütün niceliği üzerinde değil niteliği üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır. Ayrıca fazla yükleme gibi bir durum da söz konusu değildir. İlgili vitamin ve minerallerin fazlaları annenin boşaltım sistemi tarafından vücuttan atılmakta; bebeğe fazla olan hiçbir şey gönderilmemektedir.

  • Gebelik döneminde ve emzirme döneminde takviye olarak alınanların başında demir gelmektedir. Sağlıklı bir dolaşım sistemi için demirin yeterli düzeyde olması gerekmektedir. Böylece hücrelere yeteri kadar oksijen kolayca taşınmaktadır.
  • Hem annenin hem de bebeğin kemik sağlığını korumak amacıyla emzirme dönemi diyetlerinde takviye olarak kalsiyum minerali verilmektedir.
  • Bebeğin zihinsel gelişimini garanti altına almak amacıyla OMEGA3 adı verilen yağ asidinin alınması gerekebilmektedir. Normalde balıklarda bulunan bu yağ asidi gerektiğinde ilaç şeklinde de alınabilmektedir.
  • Başta vejetaryenler olmak üzere toplumun büyük bir kısmında B12 vitamin eksikliği görülmektedir. Yeteri kadar kırmızı et tüketememekten kaynaklanan bu eksikliğin ortadan kaldırılarak hem bebeğin hem de annenin bilişsel fonksiyonlarını geliştirmek için takviye şeklinde alınabilir.
  • Diğer vitamin takviyeleri ise çoklu vitamin destekleri şeklinde anneye verilebilir ancak bu tercih edilen bir durum değildir.
  • Annenin vitamin ve mineral eksikliğini öncelikle doğal yollardan karşılaması amaçlanır. Bunun için emzirme dönemi diyetinde değişiklikler yapılabilir. Daha sistemsel bir sorundan dolayı bu vitamin ve mineraller alınamıyor ya da alınanlar yetersiz geliyorsa tablet şeklindeki ilaçlı takviyelere başvurulur. Sonuç olarak bebeğin gelişimi için gereken tüm mineral ve vitaminler bir şekilde bebeğin vücuduna ulaştırılır.