Karboksiterapi ile Zayıflama


Karboksiterapi ile Zayıflama

Karboksiterapi Nedir?

Deri altına CO2 (karbondioksit) gazının enjekte edilmesiyle dolaşımın ve bölgesel metabolizmanın hızlanması sağlanır. Karbondioksit normal şartlarda da vücutta üretildiğinden uygun dozlar kullanıldığında yan etkisi yoktur. Daha çok selülit ve bölgesel zayıflama tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

Karboksiterapi Hangi Durumlarda Uygulanabilir?

  • Sellülit tedavisi
  • Bölgesel zayıflama
  • Liposuction işlemi sonrası sıkılaşma
  • Yüz ve çene altı kırışıklıkları
  • Skar doku tedavileri

Karboksiterapi Nasıl Yapılır ?

Karbondioksit gazı denildiğinde akla kötü şeyler gelse de doğru şekilde kullanıldığında karbondioksit gazı vücuda oldukça olumlu şekilde etki edebilmektedir. Karboksiterapi, karbondioksit gazının deri altına özel bir teknikle verilmesi işlemidir. Bu işlemin yapılmasındaki temel amaç ise bölgedeki kan dolaşımını yani metabolizmayı hızlandırmaktır. Bu sayede de bölgede oldukça olumlu etkilerin ortaya çıkması amaçlanmaktadır.

Tedavi sanıldığının aksine yeni değil, oldukça eski bir uygulamadır. Cerrahi bir yöntem olarak kabul edilmez. Yaklaşık seksen yıldır uygulanıyor olmasından dolayı da uygulama sırasında ortaya çıkabilecek riskler sıfıra indirilmiştir diyebiliriz. Günümüzde yapılan modern karboksiterapi uygulamaları şu şekilde yapılmaktadır:

  • Uygulama çok basit prensiplere dayanır.
  • Hasta operasyon için hazırlanır ve karbondioksit gazının verileceği bölge uygun hale getirilir.
  • Özel olarak hazırlanmış olan karbondioksit gazı, yine özel olarak operasyon için geliştirilmiş olan enjektör yardımıyla deri altına verilir.
  • Enjektör oldukça ince olduğu için operasyondan sonra iz oluşumu söz konusu değildir.
  • Gazının deri altına enjekte edilmesinden sonra bölgedeki dokular gazı içerisine alır. Karbondioksit gazının etkisiyle de bölgedeki etkiler ortaya çıkmaya başlar.
  • İşlem yaklaşık on – yirmi dakika arasında sürer. Ağrısız ve acısızdır. İğnenin acısını azaltmak için uyuşturan bir krem sürülebilir.

Uygulamanın tamamlanmasından sonra karbondioksit gazının ilgili bölgeye olan etkileri şu şekildedir:

  • Damarlar genişlemeye başlar. Kan basıncının etkisiyle birlikte bölgede dolaşıma giren kan miktarı artar.
  • Metabolizmanın hızlanmasından dolayı bölgedeki yağlar erimeye başlar.
  • Oksijenden mahrum kalan bölgelerde oksijenlenme görülür.
  • Mikro ödem oluşumları atılmaya başlar.
  • Dokular kendini tamir etmeye başlar.

Karboksiterapi Ne Kadar Süre Uygulanmalıdır?

Karboksiterapi uygulamasının etkileri tek bir seansla ortaya çıkmaz. Aralıksız olarak yoğun uygulanması da herhangi bir etki oluşturmaz. Bu iki sebepten ötürü de uygulama seanslar halinde yapılır. Uygulanan kişi, uygulama yapılan bölge, amaç ve beklentiler seans sayısını belirler. Hatta yapan kişinin deneyimi de seans sayısını etkileyebilmektedir.

Karboksiterapi uygulaması selülit tedavisi, bölgesel yağlanmaların azaltılması ve bölgesel incelme, cerrahi dikiş izlerinin ortadan kaldırılması, cilt üzerindeki çatlaklar ve hafif deri sarkmalarını tedavi etmek amacıyla uygulanmaktadır. Uygulama amacındaki değişkenlik skalası da göz önünde bulundurulduğunda genel olarak on ile yirmi seans arasında uygulama yapıldığı söylenebilir.

Karboksiterapi uygulamasının seansları haftalık periyotlar halindedir. İdeal olan her hafta iki adet seansın icra edilmesi; seanslar arasına da iki gün konulmasıdır. Bazı uygulamalarda bu ideal olan sayılara riayet edilmeyebilir. Haftanın her günü uygulama yapan klinikler olduğu gibi haftada tek seans yapan klinikler de bulunmaktadır. Her seans yaklaşık olarak on beş dakika sürer. Ancak uygulama yapılan bölgeye ve amaca göre sürenin yarım saate kadar çıkması söz konusudur.

Uygulamanın sonuçları dördüncü ya da beşinci seanstan sonra ortaya çıkmaktadır. Eğer çok yoğun bir uygulama varsa ikinci haftadan sonra sonuçlar görülmeye başlar. Son seansın icra edilmesinden yaklaşık iki hafta sonra ise kesin sonuçlar elde edilir. Uygulamanın sonuçlarının kalıcılığı kişinin yaşam tarzıyla alakalıdır. Eğer bölgedeki sorunu tetikleyecek şekilde yaşamazsanız uygulamanın sonuçlarının beş yıla kadar canlı kalması söz konusudur. Eğer sorunları tetikleyecek şekilde yaşarsanız maksimum beş ay kalıcılık söz konusudur.

Karboksiterapi ile Zayıflama Nasıl Sağlanır?

Deri altına CO2 (karbondioksit) gazının enjekte edilmesiyle dolaşımın ve bölgesel metabolizmanın hızlanması sağlanır. Sellülit tedavisinde ve kalça bölgesindeki incelme için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Karbondioksit normal şartlarda da vücutta üretildiğinden uygun dozlar kullanıldığında yan etkisi yoktur. Özellikle liposuction öncesi veya sonrasında pürüzlerin giderilmesi için uygulanabilir. CO2 iki şekilde yağ dokusuna etki eder. İlki mekanik olarak yağ hücrelerinin sindirimini sağlayan lipolitik etkisidir. İkincisi ise vazodilatör (damar genişletici) etkisidir. Kapiller vazodilatasyon sayesinde kılcal damarların genişlemesi sağlar. Bu sayede yağlanmanın fazla olduğu bölgedeki oksijenlenme daha fazla olur, yağ yakımı artar. Aynı zamanda bölgesel sıkılaşma sağlanır.

Tedavi süresi hastanın ihtiyacına göre değişmekle birlikte, haftada 2 kez olmak üzere toplam 15-20 seanstır. Tartıda azalma olmasa bile bölgesel incelme sağlanır, yağlanmanın eşit dağılımı hedeflenir.

Erkeklerde en çok göbek-bel bölgesindeki, kadınlarda ise basen-göbek bölgesindeki yağlanmalar için karboksiterapi tercih edilmektedir.

Karboksiterapi tedavisinde en etkili sonucun alınabilmesi için uygun diyet (protein ağırlıklı) programı ve önerilen egzersizler uygulanmalıdır.

Karboksiterapi Kimlere Uygulanamaz?

  • Gebelerde ve emziren annelerde
  • İnsüline bağımlı diyabet hastalığı olanlarda
  • Kan pıhtılaşması bozukluğu olanlarda (Hemofili gibi)
  • Kalp-damar hastalığı olanlarda
  • Hipertansiyon hastalarında
  • Şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda karboksiterapi uygulanmaz.

Karboksiterapinin Yan Etkileri Nelerdir?

Karboksiterapide kullanılan CO2 gazı normalde de vücudumuzun ürettiği bir gaz olduğundan, uygun dozlar uygulandığında vücut için hiçbir zararı yoktur. CO2 gazı solunum yolu ile vücuttan atılmaktadır. Karboksiterapi uygulanan bölgede işlem sonrası kızarma ve ödem görülebilir. İşlem sonrası su tüketimine dikkat etmekte önemli noktalardan biridir.

Karboksiterapi Sırasında Nasıl Bir Beslenme Programı Uygulanmalıdır?

Karboksiterapi uygulaması yaklaşık olarak iki ayı bulan bir uygulama süresine sahiptir. Uygulama süresi ve sonrasında kişinin beslenme alışkanlıkları ve yaşayış tarzı uygulama ile sonuçları üzerinde oldukça etkilidir. Bu sebepten ötürü de tedavinin uygulanması sırasındaki ve sonrasındaki beslenme düzeni büyük önem arz etmektedir. Karboksiterapi uygulaması sırasında ve sonrasında nasıl besleneceğinizi, uygulamanın amaçları üzerinden anlatmak daha mantıklı olacaktır.

Karboksiterapi uygulaması selülit, bölgesel zayıflama ve incelme, iz yok etme, hafif deri sarkması durumlarında tedavi amacıyla uygulanmaktadır. Uygulamanın yapılmasından sonra vücudun kendini iyileştirme kapasitesinin artırılması ve bölgedeki sorunu ortadan kaldırması beklenmektedir. Yani uygulamanın doğru sonuçları verebilmesi için vücudun oldukça sağlıklı olması bir zorunluluktur.

Uygulama sırasında vücutta toksin birikmesine sebep olacak ağır yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Beslenme alışkanlıklarını protein ağırlıklı bir diyet ile değiştirmek, et ile olan teması azaltarak bitkisel protein kaynaklarından yararlanmak mantıklı olacaktır. Ayrıca yağ açısından zengin olan besinlerin tüketilmesi de sorun teşkil edecektir. Asitli ve rafine şeker içeren yiyecekler ile içecekler, paketli yiyecekler, donmuş gıdalar oldukça zararlıdır. Bunların vücuda olan etkileri büyük oranda öngörülemez olduğundan dolayı tedavi sırasında kesinlikle tüketilmemelidir.

Tüm bunların yerine sebze ve meyve ağırlıklı, organik besinler içeren bir diyet programı oluşturulmalıdır. Özellikle bitki çayı tüketimine özel önem verilmesi tavsiye edilir. Bu tip çaylar, uygulama ile başlayan yağ yakma sürecini hızlandırmaktadır.