Müsli ve Yulaf Ezmesi


Müsli ve Yulaf Ezmesi

Yulafın Vücuda Etkisi

Kahvaltı denildiğinde akla gelen ilk besinlerden birisi yulaf olmaktadır. Günümüzün hızlı yaşam tarzına uygun, sağlıklı kahvaltıların yapılabilmesi için yulaf olmazsa olmazdır. En basitinden süt ile karıştırılması sayesinde hızlı ama oldukça sağlıklı bir kahvaltı edilebilmektedir. Yulaf karbonhidrat açısından zengin, kalori açısından ise fakir bir besindir. Lifli olması ve çeşitli vitamin ile mineralleri içermesi de yulafın vücuda olan etkisi veya etkilerini anlamakta yardımcı olacaktır. Genel olarak potasyum, kalsiyum gibi mineraller açısından oldukça zengindir. İçerisinde B grubu vitaminleri de barındırmaktadır. Ayrıca yulaf baz malzeme olarak kullanılabildiği için içerisine birçok diğer malzemenin eklenerek faydalarının ve etkilerinin değiştirilmesi mümkündür.

Yulafın içerisindeki minerallerin etki ettiği alanların başında cilt gelir. Yaşlanmanın ve yerçekiminin ortaya çıkardığı etkilerin azaltılmasında yulafın içerisindeki minerallerin etkisi büyüktür. Gözeneklerin temizlenerek daraltılması, cilt hastalıklarının engellenmesi veya tedavi edilmesi, birikmiş toksinlerin atılması gibi birçok fonksiyonu yerine getiren mineraller günlük tüketim malzemesi olan yulafın içerisinde bol bol bulunmaktadır. Ayrıca vücut kılları üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Özellikle kadın tipi saç dökülmesinde dökülmenin durdurulması ve tekrar saç köklerinin oluşturulması için gereken bazı mineralleri içerisinde barındırmaktadır. Kepek oluşumu, saçlı deride yara oluşumu gibi diğer sorunların da önüne geçmektedir.

Yulafın içerisindeki proteinler oldukça kalitelidir. Günlük protein ihtiyacının karşılanmasına yeterli olmasa da büyük bir bölümünün karşılanmasına yardımcı olmaktadır. Kas dokularının yakılmasının önüne geçmek ve tamir etmek için biçilmiş kaftandır yulafın içerisindeki kaliteli proteinler. Ayrıca kas üretim ve tamir süreçlerine vitaminler ile de destek vermektedir. Kahvaltıda ve öğle yemeğinde tüketilmesi halinde uzun süre tok tutar. Miktarının kolayca ayarlanabiliyor olmasından dolayı ara öğünlerde de tüketilebilir. İçerisindeki karbonhidratın bağırsaklar tarafından kana karıştırılması zor olduğundan dolayı tokluk hissi uzun süre devam etmektedir. Bu sayede günlük bazda fazla kalori alımının önüne geçilmekte, abur cubur tüketimi azaltılmaktadır. İçerisinde şeker bulunmamasından dolayı da kan şekeri seviyesinin kontrol altında tutulmasını sağlamaktadır. Genel olarak ise yulaf tüketimi sayesinde ciddi miktarda kilo verilmektedir.

Yulaf kalp ve damar sağlığının korunmasında da etkilidir. İçerisindeki bazı lifler kolesterol seviyesini kontrol etmekten sorumludur. Kötü kolesterolün kandan uzaklaştırılması noktasında ciddi katkılar sunan bu lifler aynı zamanda damarlardaki yağ birikimini de azaltarak damar tıkanıklığını önlemektedir. Ayrıca damarın esnek kalmasını sağlayan bazı enzimler de yulafın içerisindeki vitamin ve mineraller tarafından desteklenmektedir.

Yulafın Sağlığa Faydaları

Yulaf buğdaygiller familyasından olmakla beraber çeşitli özellikleri sayesinde buğday ve benzerlerinden ayılmaktadır. Kalorisinin düşük olması onu mükemmel bir diyet malzemesi yapmaktadır. Ayrıca lifli yapısından dolayı da bağırsak fonksiyonlarına katkı sunmaktadır. İster protein diyeti yapılıyor olsun isterse de karbonhidrat, tüketilmesi gereken besinlerin başında yulaf ve yulaf karışımlı diğer besinler gelmektedir. Karbonhidrat açısından zengin bir besin olması protein diyetlerinde ihtiyaç duyulan az miktar karbonhidratın kontrollü şekilde alınmasını sağlamaktadır.

Yulaf tüketmenin sağlığa olan faydaları şunlardır:

  • Yulaf içerisindeki lif yapıları açısından oldukça zengindir. Hem çözünebilen hem de çözünemeyen lifler içerir. Bu sayede sindirim sisteminin dengeli şekilde çalışmasını sağlar. Bağırsaklardaki emilimin seviyesini belirleyerek hem bağırsakların çalışma hızını ayarlar hem de kan şekeri seviyesini kontrol eder.
  • Yulaf hacim olarak ciddi boyutlara sahiptir. Hacmine oranla içerdiği kalori ise çok düşüktür. Yapısının büyük bir bölümünü kaloriden yoksun olan maddeler oluşturur. Oldukça geç parçalanmasından dolayı da az olan kalorisini uzun bir süreçte vücuda aktarır. Yani yulafın doyurucu ve tok tutucu bir besin olduğunu söyleyebiliriz.
  • İçerisindeki vitaminler ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Başta idrar yolları enfeksiyonları olmak üzere bağırsak bölgesindeki bakteri yoğunluğunu da düzenleyerek birçok enfeksiyon hastalığının önüne geçer.
  • Yine içerisindeki mineraller sayesinde cilt sağlığını korur. Akne oluşumunu azaltır ve pürüzsüz bir cilt oluşumuna katkı sağlar.
  • Çeşitli vitaminler yardımıyla sinir uçlarını rahatlatır. Sinir sistemindeki elektriksel aktiviteyi düzenleyerek stresi, depresyonu ve diğer psikolojik hastalıkları önler.
  • Kalsiyum açısından zengin olmasından dolayı kemiklerin ve dişlerin korunmasını sağlar.
  • Kandaki çözünmüş yağların seviyesini düzenler. Kötü kolesterolü azaltırken iyi kolesterolü sabit tutar.
  • Karbonhidrat olmasından dolayı iyi bir enerji kaynağıdır. Hızlı kahvaltılarda veya ara öğünlerde bir miktar süt ile karıştırılarak tüketilebilir. Geç çözünen bir besin olmasından dolayı da kan şekerini hızlı yükseltmez. Yani genel olarak sağlığı korur.

Bunlara ek olarak onlarca fayda daha saymak mümkündür. Yulaf doğrudan veya dolaylı olarak sağlığı korur ve kuvvetlendirir. Şeker ve yağ içermemesi dolaylı olarak vücuda yaptığı etkilere örnek olarak verilebilir.

Müslinin Vücuda Etkisi

Müsli içerisinde onlarca farklı besin maddesini barındırabilen oldukça gelişmiş bir besin türüdür. İçerisine konulan malzemelerin özelliklerine göre müslinin vücuda olan etkisi ya da etkileri değişebilir. Protein, karbonhidrat ve yağ miktarı karışımın niteliğine göre ayarlanabildiği gibi mineral ve vitamin oranı da ayarlanabilmektedir. Genel olarak ise lif açısından oldukça zengin olan karışımlar hazırlanmaktadır.

Müsli genelde kahvaltılarda tüketilir. Sebebi pratik olması ve bir kahvaltıdan beklenen tüm özellikleri karşılamasıdır. Genelde diyet yapanlar ve spor yapanlar tarafından tüketilmekle birlikte sağlıklı beslenmek isteyenler tarafından tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Müslinin vücuda olan etkisinin artırılabilmesi, kuruluğunun ortadan kaldırılabilmesi için mutlaka süt veya meyve suyu ile tüketilmesi tavsiye edilir. Şekerden ve yağdan olabildiğince mahrum olmasından dolayı oldukça faydalıdır. Şeker varlığı da rafine şekerden değil; içerisinde yer alan kuru meyvelerden karşılamaktadır.

Müsli tüketmenin vücuda olan etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yoğun lifli yapısı hem hızlı çözünebilen hem de yavaş çözünebilen cinstendir. Bu sayede sindirimi kontrol altında tutabilir. Karbonhidratın, proteinin ve yağın vücuda karışma hızını yavaşlatarak kan şekerini dengeli bir biçimde artırıp azaltır.
  • Şekersiz bir besin olmasından dolayı insülin direncinin gelişme ihtimalini azaltır. Özellikle diyabet olanların tüketmesi halinde diyabetin etkileri azalır.
  • Oldukça doyurucu bir besindir. Yarattığı tokluk hissi çok uzun süre kalır. Bu sebepten ötürü yemek yeme isteğini azaltarak fazla kalori alımının önüne geçer. En genel bakış açısında ise kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • İçerisindeki yağ miktarı oldukça düşüktür. Mevcut olan yağlar da kalitelidir. Kolesterolün kontrol edilmesinde, az miktarda kalori alımında bunun önemi büyüktür.

Müslinin vücuda olan etkileri içerisine eklenen malzemelere göre değişebilir. Ancak, genel anlamda vücudun ihtiyacı olan her türlü minerali ve vitamini sağladığı için çok sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde hızlı yaşam koşullarına ayak uydurabilmek, kahvaltıyı atlamamak için hızlı kahvaltı yapılması zorunluluktur. Müsli de içerisindeki besin maddeleri sayesinde hızlı ve sağlıklı kahvaltı yapılmasını sağlamaktadır. Bu sayede dengeli beslenmeye uygun bir süreç işletilirken aynı zamanda vücudun ihtiyaç duyduğu kalori miktarı da kolayca sağlanmaktadır.

Müslinin Sağlığa Faydaları

Müsliyi yulafın bir üst versiyonu olarak sunmak mümkündür. Lif açısından oldukça zengin besinlerin bir karşımı olarak sunulmaktadır. Başta kahvaltılar olarak ara öğünlerde tüketimi de önerilmektedir. Kalori açısından bir öğünün tüm ihtiyacını karşılayabilecek ögeler barındırır. Ayrıca vücudun tüm vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiyacı yine müsli sayesinde kolayca karşılanabilir. Dengeli bir beslenme alışkanlığının olmazsa olmaz tüm kalemlerini tek seferde karşılıyor olması müsliyi çok özel bir konuma oturtur. Faydalarının tamamı da içerisindeki besinlerin değişkenlerine göre belirlenir. İyi bir müsli tam tahıllar, tohumlar, kurutulmuş meyveler ve kalori açısından zengin kuruyemişler içermek zorundadır.

Müslinin sağlığa olan faydaları içerisinde bulunan maddelere göre değişir. Yulaf, buğday, çavdar, mısır, yağlı tohumlar, meyveler yer alabilir. Alınan müslinin içeriğine göre sağlığa olan faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Müslinin içerdiği karışım vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılar niteliktedir. Karbonhidrat, protein, yağ; mineral ve vitamin ihtiyacı tam olarak karşılanır. Ayrıca hızlı çözünen ve yavaş çözünen lifler de müsli ile karşılanabilir. Vücudun ihtiyacı olan şekeri içeren kurutulmuş meyveler de müsli ile beraber tüketilir. Yani sağlıklı bir vücudun ortaya çıkması için gereken tüm faydalar müsli ile elde edilebilir.
  • Müsli tüketildikten sonra midede kıvamlı bir sıvı haline dönüşür. Mide özsuyunu yedikten sonra şişer ve mide duvarlarını genişletir. Kuvvetli tokluk sinyalleri yayınlanmasına sebep olur. Mideyi ve bağırsakları geçmesi uzun bir süre alır. Ayrıca bağırsaklar tarafından emilmesi de yavaştır. Yani müsli tüketiminden sonra uzun süre tok kalındığını söyleyebiliriz.
  • İçerisinde vücudun ihtiyacı olan her şeyi barındırır. Tek barındırmadığı şey hayvansal kaynaklı proteinlerdir ki bunları da protein tozu şeklinde ekleyebiliriz. Tüm ihtiyaçları karşılıyor olmasından dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir. Başta kanser olmak üzere birçok hastalığa karşı koruma sağlar.
  • Lifli yapısından dolayı bağırsakları güçlendirir. Emilimi düzenler, kan şekerini kontrol eder. Aynı zamanda kolesterol seviyesinin belirlenmesinde de oldukça etkindir.
  • Kilo vermek için gereken her türlü özelliğe sahiptir. Kontrollü tüketimi sayesinde uzun bir süreç dahilinde yeteri kadar kilo verilebilir. İdeal kilonun korunmasında da oldukça etkilidir.
  • Kemik sağlığını güçlendirir. Kemik erimesi gibi sorunları başlamadan bitirir.
  • Sinir sistemini destekler. Stres, depresyon gibi psikolojik sorunların ortaya çıkma ihtimalini azaltır.
  • Eklem noktalarında romatizma oluşma ihtimalini azaltır.
  • Tansiyonu ve kan şekerini düzenler. Diyabet riskini büyük oranda azaltır.
  • Kalp ve damar sağlığını korur. Yulafın gösterdiği koruyucu etkinin kat be kat fazlasını göstererek damarlardaki yağlanmayı engeller. Kalp ritminin dengeye girmesini sağlar.

Standart bir müslinin vücuda olan faydaları bunlardır. Ancak, kişinin ihtiyaçlarına göre farklı müsli karışımları bulması; bulduğu karışımlara ek yaparak kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemesi mümkündür. Müslinin tüketimi çoğu zaman süt ile beraber olmaktadır. Gerektiği durumlarda, özellikle de spor yapıldığı dönemlerde müslinin içerisine protein tozu ekleyerek tüketmek oldukça faydalıdır. Bu sayede kas ve kemik yapısının sağlığı garanti altına alınabilir.

Müsli ve Yulafın Diyetteki Yeri

Kilo vermek amacıyla uygulanan diyetlerde tüketilen besinlerin içerdiği maddelere ve bu maddelerin vücuda kazandırdığı kalori miktarına azami ölçüde dikkat edilmesi gerekmektedir. Alınan her bir kalori kilo verebilme kapasitesi üzerinde oldukça etkilidir. Diyet listeleri planlanırken günlük, haftalık ve aylık olarak uyulması gereken kalori miktarları belirtilmektedir. Kişi tüketeceği besinlerin çeşidini ve miktarını bu kalori sınırlarına göre belirlemektedir. Özellikle sabah kahvaltılarında uyulması gereken kalori sınırlarını tutturmak oldukça zordur. Bunun sebebi, ülkemizdeki kahvaltı alışkanlıklarının çok kaloriye dayanıyor olmasıdır. Ayrıca gece boyunca aç kalma sonucu kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yeme isteği tavan yapmaktadır.

Diyetlerde sabah kahvaltıları büyük irade ve planlama gerektirir. İrade konusunda kişinin kendisinden başka kimsenin yapacağı bir şey olmasa da kalori planlamasını yapma konusunda çok iyi besinler vardır. Ufak taneli olmalarından hareketle tüketilen miktar kadar kaloriyi vücuda aktarmak konusunda oldukça başarılı olan yulaf ve müsli. Müsli, yulafı da içerisine alan geniş bir karışım genel adıdır. İçerisinde yulaf, kuruyemiş, kuru meyve ve çeşitli tohumlar bulunur. Yulaf ise tek başına tüketilen oldukça besleyici bir besindir.

Hem yulaf hem de müsli oldukça besleyicidir. Özellikle bir sıvı ile beraber alınmaları durumunda midede şişmekte; tüketen kişinin uzun süre boyunca tok kalmasını sağlamaktadırlar. Diyetlerde bu durum çok işlevsel bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca hem müslinin hem de yulafın kalori değerleri arzu edilen sınırlar dahilinde düzenlenebilmektedir. Ağır bir diyet süresince kahvaltıda 200 kalori alınması gerekiyorsa bu müsli ve yulaf ile sağlanabilir. Kilo almak amacıyla yapılan diyetlerde kahvaltıda 700 kalori alınmak isteniyorsa bu da müsli ve yulaf tarafından sağlanabilir. Kısacası ikisi de diyetler için vazgeçilmezdir. Doyucu, sağlıklı, yağ fakiri olarak tanımayabiliriz. Ayrıca içlerindeki vitamin ve mineraller sayesinde vücudun birçok mekanizmasını düzenlemekte; kilo vermeye çok daha büyük katkılar sunmaktadırlar.

Müsli ve Yulaf ile Kilo Verilir Mi?

Sağlıksız beslenmek, düzensiz beslenmek veya hareketsiz kalmak kilo alımını hızlandırmaktadır. Bu üçünün bir arada olması durumunda ise obeziteden kaçınmak imkansız hale gelmektedir. Kilo alım sürecini durdurarak tersine çevirmek ve ideal kiloya tekrar kavuşmak için yapılması gereken şey de sağlıklı beslenmek, düzenli beslenmek ve bol bol hareket etmektir.

Sağlıklı ve düzenli beslenmek sanıldığından çok daha zordur. Hele iş yaşamında olan insanların beslenme düzenlerini kurmaları oldukça zordur. Vücut düzeni sever. Her gün aynı saatte kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği yenmelidir. Dakikalarla ölçülen sapmalar sorun olmasa da iş saatlik sapmalara geldiğinde ya da doğrudan öğün atlandığında büyük sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kahvaltı da en çok atlanan öğünlerden biridir. Uykudan kalkıldığında kahvaltı hazırlamak ve hazırlanan kahvaltıyı tüketmek zulüm halini alabilmektedir. Yulaf ve müsli de bu zaman ve tüketim sıkıntısını çözmek amacıyla tüketilebilecek iki besindir.

Esasen müsli varken yulaf tüketimi pek tavsiye edilmez. Müsli, yulafı da içerisinde barındıran kompleks bir üründür. Yulaf ise olabildiğince doğal olmasına rağmen bazı vitaminlerden ve minerallerden yoksundur. Örneğin yeterli miktarda şeker alımı yulaf ile mümkün değildir. Bu mümkün olmama durumu da kişileri rafine şekere yöneltmektedir.

Yulaf ve müsli tüketimi sabah alınması gereken kalori miktarının alınmasını sağlarlar. Diyet dönemlerinde alınan düşük kalori açlık hissinin oluşmasını sağlarken müsli ve yulafın hacim olarak yüksek değerlerde olması bu açlığın oluşmasını engeller. Yani diğer sabah kahvaltılarında alınan aynı miktardaki kaloriyi çok daha büyük hacimle sağlamaktadırlar. Bu sayede mide duvarlarına dayanarak uzun bir süre tokluk sinyallerinin gönderilmesini sağlamaktadırlar.

Müslinin ve yulafın sindirilmesi zordur. İçerdikleri karbonhidratlar ve proteinler zor parçalanmaktadır. Bu sayede hem kan şekeri dengeli şekilde yükselmekte hem de uzun süre belirli bir seviyede tutulmaktadır. Yani kişi müsliyi veya yulafı tükettiğinde uzun süre başka bir tüketime ihtiyaç duymamaktadır. Bu da kişilerin kilo vermesini sağlamaktadır. En kısa haliyle açıklamak gerekirse: evet müsli ve yulaf tüketimi sayesinde düzenli ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek mümkündür.

Müsli ve Yulaf ile Light Süt Mü Kullanılmalıdır ?

Hem sağlıklı yaşamak isteyenlerin hem de kilo vermek isteyenlerin tüketmesi gereken besinlerin başında müsli ve yulaf gelmektedir. Yulaf doğrudan buğdaygiller familyasından gelen ve karbonhidrat açısından zengin olan sağlıklı bir besindir. Müsli ise içerisine yulafı da alan; kuru meyveler, tohumlar ve çeşitli kuruyemişler içeren oldukça besleyici bir karışımdır. İkisi de diyet dönemlerinin vazgeçilmezidir. Özellikle uzun kahvaltı yapmaya vakti olmayanlar tarafından tercih edilmektedirler. Müsli de yulaf da oldukça kuru besinlerdir. Su içerikleri sıfırdır. Bu sebepten ötürü kaşıklanarak yekpare olarak tüketilmeleri mümkün değildir. Hem sindirimlerini kolaylaştırmak hem de etkilerinin vücuda daha hızlı geçmesini sağlamak için mutlaka bir sıvı ile tüketilmeleri gerekmektedir. Sağlığa olan katkıları düşünüldüğünde bunun süt olması tercih sebebidir. Bazen su ile bazen de meyve suyu ile tüketmek mümkündür ancak müslinin de yulafın da temel bileşeni süttür.

Özellikle diyet dönemlerinde sütün çeşidi oldukça önemlidir. Bilindiği üzere yağsız, az yağlı ve tam yağlı sütler bulunmaktadır. Yağsız olanlara light süt adı da verilmektedir. İçlerinde yağ barındırmadıklarından dolayı kalori açısından da düşük değerlere sahiptirler. Müsli ile yulaf tüketerek az kalori almak isteyenlerin yapması gereken şey light süt kullanmaktadır. Ancak daha farklı bir diyet felsefesi uygulayıp kalori alabilenler diğer süt çeşitlerini de tercih edebilir. Sütün yağ miktarı arttıkça kalori miktarı da artar. Bir diyet uzmanı ile görüşerek bunu kesinleştirmek faydalı olacaktır. Eğer lezzet ile kalorinin dengede olması isteniyorsa az yağlı sütlerin tüketilmesi de diyet açısından olumludur.

Müsli ve Yulaf Nasıl Tüketilmelidir ?

Müsli de yulaf da diyet dönemlerinin değişmez parçasıdır. Oldukça kuru besin kaynakları olmalarından dolayı mutlaka bir karışım ile tüketilmeleri gerekmektedir. İçine karıştırıldıkları malzeme hem ikisinin de etkisini artırmakta hem de sindirilmelerini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca müslinin ve yulafın şişmesini sağlayarak uzun süre tokluk etkisinin oluşmasına katkı sunmaktadır.

Hem müsli hem de yulafın sabah kahvaltısında tüketilmesi gerekir. Uzun süren açlık dönemini takiben tüketilen yulaf da müsli de oldukça faydalı olmaktadır. Gece boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu ya da kullanarak eksilttiği her türlü minerali ve vitamini sağlamak konusunda oldukça yeterli besinlerdir. Ayrıca hızlı geçiştirilmesi gereken ara öğünler için de müsli veya yulaf tüketimi yapılabilir.

Müslinin tüketilmesi için sıvı karışımına ihtiyaç vardır. Bu sıvı su, meyve suyu, süt veya yoğurt olabilir. Alkollü veya şekerli olmadığı sürece çeşitli diğer sıvı malzemeler de kullanılabilir. Ayrıca hepsinin organik olması gerekmektedir. Koruyucu ve şeker açısından çok zengin olan hazır meyve sularının kullanılması tavsiye edilmez.

Yulaf ve müsli sabah kahvaltılarında süte karıştırılarak tüketilmelidir. En lezzetli ve iç açıcı yöntem budur. Diyetisyenler tarafından tavsiye edilen de budur. Bu sayede hem müslinin hem de yulafın maksimum fayda sağlaması sağlanır. Ayrıca sütün içerisindeki maddeler de kana daha hızlı geçer.