Proteini Arttırılmış Şekersiz İçecekler


Proteini Arttırılmış Şekersiz İçecekler

Proteinler vücudun en önemli yapı taşlarının oluşmasına imkân veren bileşenler olarak karşımıza çıkar. Bu bileşenlerin vücuda alınması besinler yoluyla oluyor. Hasarlı dokuların tamirinden, yeni dokuların üretimine kadar büyük bir alanda faaliyet gösterirler. Vücuda alınan proteinlerin doğrudan kullanılması mümkün değildir. Sindirim sistemi tarafından işlem gören proteinler amino asitlere ayrılıp çeşitli görevlerde kullanılmak üzere vücudun farklı bölgelerine gönderilirler.

Aldığımız proteinin temel olarak iki kaynağı vardır. Bunlardan birincisi hayvansal kaynaklı proteinler; ikincisi ise baklagil kaynaklı proteinler. Kalitelerine göre hayvansal kaynaklı proteinler daha önemlidir. Bazı hayvansal gıdalar sonucu vücuda alınan proteinlerin yaklaşık olarak yüzde yüzü amino asitlere ayrılıp vücutta kullanılabilmektedir.

Spor veya diyet yapmayan ortalama bir insanın günlük protein ihtiyacı bir kilogram başına 0.8 gram şeklindedir. Spor veya diyet yapanlarda ise bu ihtiyaç uyguladıkları programın ağırlığına göre değişebilmektedir. Ayrıca protein almak yağ yakıcı etkisi sebebiyle diyet yapanlar tarafından sıkça tercih edilmektedir. Proteini arttırılmış içeceklerin sporcular kadar diyet yapanlar tarafından kullanılmasının temel sebebi de yağ yakıcı, doku onarıcı etkisidir.

Proteinin Tozunun Sağlığa Faydaları

Vücudu oluşturulan hücrelerin tamir edilmesi, doku hasarlarının giderilmesi, kalori ihtiyacının karşılanması gibi durumlarda protein kullanılır. Ayrıca spesifik bazı fonksiyonların düzenlenmesinde de proteine ihtiyaç vardır. Bir insanın günlük kalori ihtiyacının yaklaşık olarak yüzde yirmisi proteinler tarafından karşılanır. Yani günlük beslenme alışkanlıklarında proteinlerin yeri büyüktür. Ayrıca çeşitli spor faaliyetleri sonrasında alınması gereken protein miktarı artar. Özellikle kilo verme dönemlerinde protein ağırlık beslenmeye yer verilmesi gerekmektedir.

Proteinlerin alınabileceği kaynakları ikiye ayırırız. Bunlardan birincisi bitkisel kaynaklar; ikincisi ise hayvansal kaynaklardır. Her iki protein türünün de kendine has özellikleri bulunmaktadır. Protein tozları da hayvansal veya bitkisel protein içermelerine göre alt dallara ayrılmakta; ayrıldıkları dallara göre de faydaları değişmektedir. Genel olarak protein tozunun sağlığa olan faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kas dokularının oluşturulmasından ve oluşturulan kas dokularının tamir edilmesinden proteinler sorumludur. Özellikle spor yapıldığı dönemlerde kas dokularının oluşturulması hızlanır. Bu dönemlerde proteine olan ihtiyaç da katlanarak artar. Standart beslenme alışkanlıkları ile yeteri miktarda protein alınması imkansıza yakındır. Protein tozları bu ihtiyacı karşılayarak sağlığa faydalı olurlar.
  • Protein tozları yağ içermez. Ayrıca karbonhidrat kaynağı da değildir. Bu sayede saf protein alımı yapılarak vücudun karbonhidratın ve yağın olumsuz etkilerinden korunması sağlanır.
  • Protein tozları özel olarak üretilirler. Özel olarak üretilmeleri, kolay emilmelerini sağlamak içindir. Protein tozları, hayvansal ve bitkisel protein kaynaklarına göre daha fazla kana karışırlar. Bu sayede bağırsak fonksiyonları daha az yorulur.
  • Özellikle kas oluşturulduğu dönemlerde kemikler zayıflamaktadır. Protein tozlarının içerisinde kemik sağlığını koruyacak, güçlendirecek kadar kalsiyum bulunmaktadır.
  • Bilindiği üzere et tüketimi başlıca protein kaynağıdır. Aminoasitler açısından en zengin proteinler kırmızı ve beyaz et içerisinde bulunmaktadır. Veganlar ve vejetaryenler hayvansal kaynaklı proteinler açısından eksiklik yaşamaktadır. Protein tozları sayesinde bu eksiklik giderilebilir.

Protein tozları tek kaynaktan elde edilmez. Elde edilmelerine göre alt çeşitlere ayrılırlar ve bu çeşitler bazı özel faydalar sağlar. Protein tozunun sağlığa olan faydalarını tam olarak idrak edebilmek için bu alt çeşitlerin faydalarına da değinmek gerekmektedir:

  • Whey adı verilen özel bir protein tozu türü bulunmaktadır. Bu tür protein tozları tüketildiğinde, protein tozunun içerdiği maddeler çok hızlı şekilde bağırsak tarafından emilmektedir. Kana karışma hızının yüksek olmasından dolayı doku hasarları çok daha hızlı tamir edilebilmektedir.
  • Kazein adı verilen bir protein tozu türü bulunmaktadır. Gün içerisinde sürekli hale gelen protein ihtiyacını karşılamak amacıyla tüketilir. Bağırsaklar tarafından emilmesi zor olduğundan dolayı kana oldukça yavaş karışır. Bu sayede, spor yapılmadığı dönemlerde de kas oluşumunu sağlar.
  • İki tür protein tozunun arasında yer alan protein tozu türü ise soyadan elde edilen protein tozlarıdır. Bitkisel kaynaklardan elde ettikleri proteinler vücudun protein ihtiyacının tamamına yanıt verebilecek cinstendir. Kana karışma hızları görece yavaştır.
  • Yumurta beyazından üretilen protein tozları vücuda alınabilecek en iyi proteinleri içermektedir. Emilim hızları oldukça yüksektir ve emilim sağlanırken bağırsak fonksiyonları minimum derecede yorulmaktadır.
  • Son ve en sık tüketilen protein tozlarından birisi ise kırmızı etlerden elde edilen protein tozlarıdır. Hayvansal proteinlerin kalitesini barındırdığı için en doğal protein tozları olarak kabul edilirler. Özellikle spor yapılan dönemlerde sık sık tüketilirler.

Protein tozlarının tüketimi kontrol altına alındıkları takdirde oldukça faydalıdır. Kontrolsüz şekilde tüketilmeleri, diğer tüm besinlerde olduğu gibi oldukça zararlıdır. Özellikle bedensel faaliyetlerin arttığı dönemlerde protein desteğinin verilmesi gerekir. Protein desteği verilmezse vücut, ihtiyacı kadar olandan çok daha az proteine kavuşur. Doğal olarak da bazı fonksiyonlardan feragat etmek zorunda kalır. Kas yapımını ve kas tamirini erteler ve aldığı proteini enerji ihtiyacını gidermek için kullanır.

Protein Tozunun Tedavi Edici Etkisi

Vücudu oluşturan en temel yapı hücrelerdir. Doğal yaşam döngüsü içerisinde tüm hücreler doğar, bölünür ve ölür. Bu süreç hayat devam ettiği sürece devam eder. Belirli hücreler belirli görevler için özelleşmiştir. Bu görevler icra edilirken çeşitli sebeplere bağlı olarak hücreler hasarlanabilir. Münferit hasarlanmalar sorun oluşturmasa da çevresel veya genetik faktörlere bağlı olarak gelişen toplu hücre tahribatları ciddi sorunları ortaya çıkarabilmektedir. Hücrelerin tahribi cilt üzerinde ise yaşlanma etkilerine benzer etkiler; iç bölgelerde ise başta kanser olmak üzere birçok hastalık ortaya çıkabilir. İşte tüm bu sürecin önüne geçmek için başvurulacak yegane yapı proteinlerdir.

Proteinler vücuda alınmalarının ardından barındırdıkları aminoasitler yardımıyla hücreleri tamir ederler. Bu tamir süreci öylesine yoğundur ki günün yirmi dört saati devam etmektedir. Vücuda alınan proteinin yetersiz olması durumunda ise başta cilt olmak üzere vücudun tamamında hücre tahribatına bağlı olan sorunlar ortaya çıkmaktadır. Günlük beslenme alışkanlıklarının, standart efor sarf eden bir insan için yeteri kadar proteini sağlaması mümkündür. Ancak ağır fiziki işlerde çalışanlar ile spor yapanlar için beslenmenin, protein ihtiyacını karşılaması mümkün değildir. Bu durum da ilgili faaliyetleri icra edenlerde hücre tahribatına bağlı sorunları ortaya çıkarmaktadır.

Bu gibi sorunların tedavi edilebilmesi için protein tozlarından faydalanılır. Protein eksikliğini gidermek için kullanılabilecek belki de en iyi yöntem protein tozlarının tüketimidir. Vücuda alınabilecek protein türünün belirlenebiliyor olması, hücre hasarlarının ne hızda tamir edileceğini de belirlememizi sağlamaktadır. Özellikle acil şekilde tedavi edilmesi gereken hücre hasarlanmalarında çabuk kana karışan protein tozları tercih edilerek süreç tamamlanabilmektedir. Protein tozları hücreleri tamir ederek tedavi edici bir etki oluşturmaktadır. Başta cilt sorunları olmak üzere organ fonksiyonları da protein tozları ile sağlanan proteinler sayesinde kolayca düzene sokulmaktadır. Ayrıca protein tozlarının içerisine eklenen diğer mineraller ile birçok sağlık sorunu tedavi edilebilir. Başta kemik ve diş sağlığı olmak üzere birçok sorun protein tozlarının düzenli ve dengeli kullanımı ile ortadan kalkabilir.

Protein Tozunu Nasıl Kullanmalıyız?

Vücudun protein ihtiyacının arttığı, artan ihtiyacın standart veya ekstrem beslenme alışkanlıkları ile karşılanamadığı dönemler bulunmaktadır. Kırmızı et, beyaz et ve yumurta tüketimi maksimum hale getirilse dahi vücudun içerisinde bulunduğu protein yoksunluğu ortadan kaldırılamaz. Özellikle spor yapılan dönemlerde ortaya çıkan bu ihtiyaç, fiziksel olarak yoğun işler yapıldığı zamanlarda da artar. Kasların ve dokuların oluşturulması ile oluşturulan kas ve dokuların tamir edilmesinden proteinler sorumludur. Yoğun fiziksel aktivite döneminde vücut yoğunluğu kaldırabilmek için sürekli olarak kas dokusu oluşturur. İşte bu durum ihtiyacın artmasına sebep olur. Böylesine artan ihtiyacı karşılayabilecek tek kaynak ise protein tozlarıdır.

Protein tozları yararlı proteinler açısından oldukça zengindir. Üretim sürecinde takip edilen süreçler sayesinde olabilecek en kaliteli proteinler elde edilir. Ayrıca yoğun protein ihtiyacı döneminde ihtiyaç duyulabilecek diğer bazı mineraller de protein tozunun içerisine eklenerek oldukça kaliteli bir karışım elde edilir.

Bu karışımın içeriği, içerisinde bulunulan fiziki durum veya yapılan diyet protein tozlarının nasıl kullanılacağını belirler. Genel olarak fazla kullanımın vücuda zarar verdiğini söylemek mümkündür. Sadece protein tozları ile değil, normal besinlerle de fazla protein alınması halinde karaciğer, böbrekler ve bağırsaklar zarar görmektedir. Bunun önüne geçebilmek için de protein açısından çok zengin kaynaklar olan protein tozlarının belirli bir disiplin içerisinde tüketilmesi gerekmektedir. Spor egzersizlerinin yapıldığı dönemlerde günlük protein ihtiyacı artar ancak günün her saati için bu artış mevcut değildir. Yani günün değişen saatlerinde değişken bir protein ihtiyacı vardır. Protein tozunu kullanırken bu saatlere dikkat etmek gerekmektedir. Protein tozunun kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Protein tozunun kullanım miktarı yapılan spor türüne göre değişir. Bu spor türünün ne olduğu, hangi sıklıkta uygulandığı, kişinin vücudunda hangi seviyede baskı oluşturduğu önemlidir.
  • Değişik vücut ölçülerinin değişen protein ihtiyaçları vardır. Protein tozunun kullanım miktarını ve sıklığını belirleyen bir diğer unsur da tam olarak budur. Kişinin cüssesi büyüdükçe proteine olan ihtiyacı fazlalaşmaktadır.
  • Yapılan diyetteki öğün sayısı da protein tozunun kullanım miktarını ve zamanını değiştirir.
  • Protein tozlarının kullanımında tüm değişkenler dikkate alınmalıdır. Mümkünse bir uzmandan yardım alınması daha faydalı olacaktır. Bu sayede sağlığa zararlı etkilerin ortaya çıkmasının önüne geçilerek protein tozlarının faydalarından tam olarak yararlanılabilir.

Onlarca değişkene göre belirlenen protein tozu kullanımı miktarı ve sıklığında genel olarak karşılaşılabilecek kullanım zamanları şunlardır:

  • Diyet dönemlerinde ve sağlıklı yaşam beslenmelerinde akşam yediden sonra yemek tüketilmesi tavsiye edilmez. Kişi gece yarısında uyusa ve yedi saatlik kaliteli bir uyku çekse bu durum onun en az on iki saattir aç olduğu anlamını doğurur. Vücut on iki saat enerji kaynağından mahrum kalır. Kalori ihtiyacını karşılamak için de kas dokularında yer alan proteinleri yakmaya başlar. Kas dokularını kaybetmemek için sabah kalkıldığında protein tozu tüketilmeli; yakılan proteinler yerine konulmalıdır.
  • Spor egzersizlerine başlamadan önce protein tozu tüketimi yapılmalıdır. Özellikle bitkisel kaynaklardan elde edilen protein tozları bu kullanım için uygundur. Spor egzersizleri sırasında kaslarda ortaya çıkacak yırtılmalara ani müdahaleler için vücudun protein açısından zengin olması gerekmektedir. Bu gereksinim de ancak protein tozlarının, spor egzersizlerine başlamadan bir saat önce tüketilmesi ile mümkündür.
  • Spor egzersizlerinin tamamlanmasından sonra vücut fazla miktarda kalori harcar. Kalori açısından eksik duruma düşer. Ayrıca kas dokularını tamir etmek için proteinlerini de harcar. Açlık hissi de böylece artmış olur. Açlık hissini bastırmak için kaslara ve dokulara zararı olan yağların veya karbonhidratların tüketilmesi yerine proteinlerin tüketilmesi gerekmektedir. Spor egzersizlerinden hemen sonra belirli bir miktar protein tozu tüketimi tavsiye edilmektedir.
  • Gece uyumadan önce çok az bir miktar protein tozu tüketimi sayesinde gece boyu yakılması için protein sağlanabilir. Gece yatmadan önce tüketilen protein tozunun yavaş sindirilen cinsten olması önemlidir. Bu tüketim sayesinde spor faaliyetleri ile oluşturulan kas dokularının yakılmasının önüne geçilmiş olur.

Protein tozları ilgili zamanlarda tüketilirken mutlaka suyun, sütün veya şeker içermeyen bir sıvının içerisine katılmalıdır. İçerisine katıldığı sıvının kafein ve asit açısından da sıfır değerine sahip olması oldukça önemlidir. Tozun sıvı ile karıştırılarak alınması sayesinde proteinin vücuda çok hızlı karışması sağlanabilir.

Protein Tozunun Diyetinize Etkisi

Aşırı kiloların ortaya çıktığı dönemlerde bu kiloların ortadan kaldırılabilmesinin en temel yolu diyet yapmaktır. Ayrıca iyi bir diyetin spor egzersizleri ile desteklenmesi sonucunda vücudun hızlı bir şekilde kilo vermesi mümkündür. Diyetleri destekleyen bu spor egzersizleri vücuttaki protein ihtiyacının katlanarak artmasına sebep olurlar. İşte tam da bu artıştan dolayı diyet ister protein diyeti olsun isterse de karbonhidrat diyeti, vücuda protein desteği verilmelidir.

Bilindiği üzere kilo vermek bazı matematiksel hesaplara dayanır. Günlük alınması gereken kalori miktarından daha azını içeren besinlerin tüketilmesi halinde vücut, günlük kalori ihtiyacını karşılayabilmek için önceden depoladığı karbonhidratları ve yağları yakar. Bu da kütle kaybına sebep olarak kilo verilmesini sağlar. Ayrıca karbonhidrat ile beraber tutulan sıvı da karbonhidratın yakılmasıyla ortadan kalktığı için kilo daha hızlı verilir.

İşte diyet dönemlerinde kiloyu daha hızlı veya daha dengeli vermek için bazı beslenme planları ortaya konur. Genelde protein ağırlıklı diyetler uygulanır ancak bazı durumlarda karbonhidrat ağırlıklı diyetler de uygulanabilir. Protein diyetlerinde beslenmenin temelini kırmızı et, beyaz et ve yumurta oluşturur. Ayrıca bazı bitkisel protein kaynakları da tüketilir. Tüm süreç boyunca vücudun protein ihtiyacını tam olarak karşılayabilmek için protein tozlarından destek alınabilir. Özellikle et tüketmeyen insanların protein diyeti uygulayabilmesi için mutlaka protein tozlarından yararlanması gerekmektedir. Protein tozlarının tüketimi halinde, vücudun ihtiyacı olan kalori karbonhidratlardan veya yağlardan değil; protein tozları ile beraber alınan proteinlerden karşılanır. Spor egzersizleri süresince ihtiyaç duyulan protein de aynı şekilde protein tozları aracılığı ile karşılanabilir. Kilo verme dönemlerinde en çok eksikliği hissedilen kalsiyumu da protein tozları ile karşılamak mümkündür.

Protein kalori açısından düşük değerlere sahiptir ancak doyuruculuğu fazladır. Bu sayede vücuda alınan kalori miktarı düşürülmüş, kan şekeri dengelenmiş olur. Ayrıca vücudun ödem atmasını sağlayacak süreci de proteinler başlatmaktadır. Metabolizmanın hızlandırılması yoluyla kişinin olması gerekenden çok daha fazla yağ yakmasını sağlamaktadırlar. Diyet boyunca hücrelerde meydana gelen hasarları tamir etmek, cilt sağlığını korumak ve sarkmaları önlemek için de fazlaca proteine ihtiyaç vardır. Yani, protein tozları spor egzersizlerinin olduğu kadar diyetlerin de değişmez parçasıdır. Günlük olarak tüketilmeleri tavsiye edilir ancak her öğünde değil; kritik bazı zamanlarda tüketilmelidirler. Böylece olumsuz etkileri ortaya çıkmadan tüm faydaları özelliklerinden yararlanılabilir.

Spor ile Birlikte Protein Tozu Kullanımı

Sağlıklı yaşamak, kilo vermek veya vücut geliştirmek için spor yapılmaktadır. Sporun onlarca farklı çeşidi bulunur ve yapılan spor türüne göre vücudun ihtiyacı olduğu protein miktarı değişir. Spor egzersizleri yapılırken kasın olması gerekenden daha fazla yüklenmesi durumunda kas dokusu üzerinde çatlaklar oluşur. Yani kas dokuları hasar görür. Hasarlı yapılan tamir edilmesi için bölgeye protein gönderilir ve çatlak olan bölgelere oldukça sağlam protein konulur. Çatlaklara yerleştirilen protein ağırlıklı yapı çevresine göre daha sağlamdır. Yani spor faaliyetlerinin sürdüğü süreç boyunca çatlaklara eklenen her yapı daha kuvvetli olmakta; birleşerek de daha kuvvetli bir kas yapısını ortaya çıkarmaktadırlar.

Spor egzersizlerinin yapıldığı süre boyunca protein ağırlıklı beslenmek mecburidir çünkü vücudun protein ihtiyacı çok yüksektir. Bir süre sonra besinlerden alınan protein, spor egzersizleri sırasında ihtiyaç duyulan protein miktarını karşılayamaz hale gelir. İşte bu süreçte protein açısından oldukça zengin olan protein tozlarının kullanılması zorunluluk halini alır. Eğer protein tozları kullanılmaz ve vücuda yeteri kadar protein alınmazsa kas dokuları büyümek yerine küçülmeye başlar.

Yani sanılanın aksine protein tozları zararlı değil, yararlıdır. Yabancı ülkelerde günlük kullanım için satılan ufak dozda protein tozları ile karşılaşılmaktadır. Bu protein tozları spor yapanlar tarafından değil; hasta olanlar tarafından tüketilmektedir. Yani protein tozları sayesinde bağışıklık sistemi güçlendirilmektedir.

Protein tozları spor egzersizlerinin yapıldığı dönemlerde yüksek dozlarda kullanılır. Genelde spor egzersizine başlamadan bir saat önce ve bitirdikten hemen sonra. Ayrıca gündüz kahvaltıda ve akşam yatmadan önce tüketilmesi söz konusudur. Bu sayede kişinin kaslarını yakmasının önüne geçilir. Kaslı bir görünüm için veya sağlıklı bir yaşam için olması gereken süreç de tam olarak budur. Protein tozları vücuda sağladıkları destek sayesinde sağlıklı bir yaşam sürmenin önünü açarlar.

Protein Tozunu Hangi İçecekler ile Karıştırmalıyız

Fiziksel faaliyetlerin normal seviyelerde olduğu dönemlerde sadece besinler ile vücudun protein ihtiyacının karşılanması mümkündür. Fiziksel faaliyetlerin artmasıyla veya protein diyetlerine başlanmasıyla beraber tüketilen besinler ile protein ihtiyacının karşılanması imkansız hale gelebilir. Özellikle kas dokularının korunması ve yeni kas dokularının oluşturulabilmesi için proteine ihtiyaç vardır. Bu dönemlerde protein ihtiyacını karşılayabilmek için kullanılabilecek yegane ürün ise protein tozlarıdır.

Protein tozları çeşitli protein kaynaklarının işlenmesiyle elde edilen hazır ürünlerdir. Genel olarak sağlığa büyük faydaları olmakla beraber yanlış kullanılmaları halinde metabolizma üzerinde olumsuz etkiler de oluşturulabilmektedir. Başta spor yapan bireyler olmak üzere fiziksel olarak yüksek performansta çalışan kişiler tarafından da protein tozları kullanılmaktadır. Protein tozlarının tek başına tüketilmesi mümkün olsa da bu tavsiye edilen yol değildir. Bazı protein tozları tüketimi kolaylaştırmak amacıyla aromalı olarak satılabilir. Bazı protein tozlarına ise aroma eklenmesi söz konusu değildir. Her iki durumda da tüketimi daha mümkün kılmak için yapılması gereken şey protein tozunu diğer bazı besinlerle karıştırmaktır. Bu bazen katı bir kurabiye olabileceği gibi çoğu zaman süt veya sudur.

Proteinin hangi kaynaktan üretildiği fark etmeksizin yapılacak şey süt ile protein tozunu karıştırmaktır. Sütün yoğun kıvamı ve proteinli yapısı sayesinde protein tozunun etkisi artacak; vücuda protein tozundakinden daha fazla protein alınacaktır. Bazı insanlarda sütün içerisindeki laktoza karşı hassasiyet olabilir. Bu kişilerin yapması gereken şey ise protein tozunu aynı miktarda su ile karıştırarak tüketmektir. Eğer su ile karıştırmak tat açısından tatmin etmiyorsa laktozsuz süt tüketimi tercih edilebilir.

Ayrıca pek tavsiye edilmese de (içerisindeki şeker miktarından dolayı) meyve suyu ile de protein tozlarını tüketmek mümkündür. Dikkat edilmesi gereken şey hazır meyve suları ile değil; evde sıkılmış organik meyve suları ile tüketimin yapılmasıdır. Hazır meyve sularının içerisinde bulunan koruyucular sağlığa zararlıdır. Bu sebepten ötürü de organik meyve suları ile hem protein alınabilir hem de sağlık korunabilir.

Son olarak, nadiren de karşılaşılsa sebze suları ile de protein tozu tüketimi yapılabilir. Özellikle kıvam açısından yoğun olan, protein içermeyen sebze sularına katılarak öğün protein açısından oldukça zengin bir hale dönüştürülebilir. Bunun dışında alkollü, asitli ya da kafeinli olmadığı sürece her türlü sıvı ile protein tozunun tüketilmesi mümkündür.

Proteini Arttırılmış Şekersiz İçeceklerin Özellikleri

Küçük porsiyonlarda olmalarına rağmen içerdikleri protein miktarından dolayı, bir insan bir günde alması gereken protein miktarının çok büyük bir bölümünü karşılayabilirler. Ayrıca şekersiz olmalarından dolayı istenmeyen kalorilerin vücuda girmesi de söz konusu değildir. Yapay veya doğal çeşitli tatlandırıcılar eklenerek damak tadına uygun hale getirilip son kullanıcıya ulaştırılırlar.

Proteini Arttırılmış Şekersiz İçeceklerin İçindeki Malzemelerde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dikkat edilmesi gereken noktaların başında içerisinde şeker olmaması gerekliliği gelir. Ayrıca insan sağlığına zararlı koruyucu ve diğer kimyasalların da bulunmaması gerekir. Aşırı kalori alımına sebep olabilecek etmenlerden arındırılmış olması bu içeceklerin kalite açısından en belirgin özelliğidir.

Proteini Arttırılmış Şekersiz İçeceklerin İçinde Bulunan Malzemeler

Proteini arttırılmış şekersiz içeceklerin temelini protein bakımından çeşitli yöntemler kullanılarak zenginleştirilmiş sıvı oluşturur. Tüketicinin damat tatları doğrultusunda bu sıvının içerisine çeşitli aromalar ve tatlandırıcılar eklenir. Örneğin süt şeklinde, kahve şeklinde ve diğer çeşitli kabul görmüş aromalar şeklinde sunulan birçok şekersiz proteinli içecek mevcuttur.

Proteini Arttırılmış Şekersiz İçecekler Diyetlerde Nasıl Kullanılmalıdır

İçerdiği protein miktarı bakımından değerlendirildiğinde çoğu içecek bir insanın günlük alması gereken protein miktarının büyük bir bölümünü içerdiğinden dolayı, hayvansal gıdaların alınmadığı günlerde dengeleyici unsur olarak kullanılabilir. Ayrıca sebze veya baklagil ile beslenilen günlerde ara öğünlerde tüketilerek protein ihtiyacının karşılanması sağlanabilir.