Reflü-Gastrit-Ülser Diyeti


Reflü-Gastrit-Ülser Diyeti

Reflü - Gastrit - Ülser Nedir?

Reflü mide asit salgısının yemek borusuna kaçmasına denir. Yemek borusunda, midede yanma, ağza gelen asit salgısı ile kendini belli eder. Gastrit ise midenin belirli bölgelerinin yada yaygın olarak iltihaplanmasıdır. Gastritin başlıca sebebi ‘helicobakter pilori’dir. Gastritin belirtileri sık sık acıkma, gaz şişkinlik, midede ağrı, hazımsızlıktır. Mide asidinin fazlalığı, iyi tedavi edilmemiş gastrit, yoğun stres ülsere yol açabilir. Semptomları çok ağırdır ve kişiyi ciddi ölçüde rahatsız eder. Reflü, gastrit ve ülser insanların yaşam konforlarını oldukça etkileyen üç hastalıktır. Sigara, alkol, düzensiz beslenme, yanlış beslenme alışkanlıkları reflü ve gastrit oluşumunda etkendir. Reflü ve gastritin tedavi protokolünde mide koruyucu ilaçlar yer alır. Fakat doğru beslenme tedavisi yapılmaz ise tam tedavi sağlanamaz. Reflü ve gastritle mücadelede doğru beslenmenin önemi büyüktür. Kişiler beslenmelerini düzene soktuklarında reflü şikayetlerinin azaldığını kısa sürede fark edeceklerdir.

Kişiler yıllar içerisinde yedikleri yiyeceklerden sonra kendilerini hangi yiyeceklerin rahatsız ettiğini hangilerinin rahatsız etmediğini fark etmektedirler. Ancak bu rahatsızlıkların bazı hastalıklara yol açabileceğini veya bir hastalığın belirtisi olduğunu fark etmek çok mümkün olmamaktadır. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarınızın sizlerde bıraktığı etkiyi fark etmenizi ve belirli besinler sonrasında edindiğiniz rahatsızlıklarını mutlaka diyetisyeniniz ve doktorunuz ile paylaşmanızı öneririz. Peki Midenize bağlı rahatsızlıklarınız oluşuyor ve doğru beslenmenin nasıl gerçekleştiğini öğrenmek istiyorsanız aşağıda yer alan yazımızı okuyunuz.

Reflü, Gastrit ve Ülser Neden Oluşur ?

Bu üç hastalıkta doğrudan doğruya sindirim sistemini etkisi altına almaktadır. Hepsinin de ortaya çıkma sebebi mide asidi ile ilgilidir. Reflü doğrudan mide asidinin yemek borusuna zarar vermesi iken gastrit daha çok iltihaplı seyreden bir hastalıktır. Ülser ise gastritin ilerlemiş halidir. Mide ve bağırsağı etkisi altına alabilir, ikisinin de iç yapısında yaralanmalara sebep olabilir. Yaralanmaların sonucu olarak enfeksiyon gelişimi, kanser gelişimi gibi ciddi riskler ortaya çıkabilir. Yani bu üç mide hastalığının tedavi edilmemesi ileri yaşlarda hayati tehlikelerin ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Mide asidini yükselten, mideyi iltihaplandıran her türlü neden de bu üç hastalığın oluşmasına sebep olmaktadır. Üç hastalığın kökeni aynı olsa da etkileyen ve geliştiren faktörler değişiklik gösterebilmektedir. Reflüyü ortaya çıkaran sebepler şunlardır:

Normal koşullar altında mide asidi yemek borusuna ulaşamaz. Ulaşması için ya mide asidinin çok yükselmiş olması gerekir ya da aradaki kapakçığın bozulmuş olması gerekir.

Mide asidini yükselten yağlı, asitli, ağır besinler başlıca reflü sebebidir. Yani beslenme alışkanlıklarını reflü sebebi sayabiliriz. Çeşitli hastalıklar ve romatizmalar sonucu mide asidinin yemek borusuna kaçmasını engelleyen kasın bozulması, işlevini yitirmesi veya fonksiyon kaybı yaşaması durumu da reflü sebepleri arasındadır.

Gastritin sebepleri şunlardır:

  • Reflü de olduğu gibi gastritte de başlıca oluşum faktörü beslenme alışkanlıklarıdır. Mide asidini yükselten, etkisini artıran her türlü asitli, yağlı ya da ağır besin gastriti ortaya çıkarabilir.
  • Alkol tüketimi ve sigara içmek de başlıca gastrit sebepleri arasındadır. Doku hasarları oluşturarak iltihap riskini artırırlar.
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması, mide iç yüzeyinde iltihap oluşma riskinin artmasına sebep olur.
  • Çeşitli ilaçlar mide asidinin yükselmesine, mide iç yüzeyinin tahriş olmasına ve iltihap riskinin artmasına sebep olabilir. Bu ilaçlarda başı ağrı kesiciler çeker.
  • Yaşlanmayla birlikte doku hasarları artar. Vücudun dışında olduğu kadar içinde de sorunlar oluşur. Mide iç yüzeyi iltihaplanmaya açık hale gelir.
  • Psikolojik sorunlar yaşamak da mide üzerinde olumsuz etki oluşturur. Başta depresyon ve stres olmak üzere birçok sorun gastrit sebebidir.

Ülserin sebepleri şunlardır:

  • Tüm sindirim sistemi hastalıklarında olduğu gibi ülserde de başlıca oluşum faktörü beslenme alışkanlıklarıdır. Ağır, yağlı ve asitli beslenme alışkanlıkları beraberinde ülseri getirebilir.
  • Sigara ve alkol tüketimi doku hasarını yaratarak ülsere giden yolun açılmasına sebep olabilir.
  • Sodyum ve potasyum gibi minerallerin olması gerekenden fazla tüketilmesi
  • Ağız yoluyla beslenirken katı yiyeceklerin olması gerekenden az çiğnenmesi ve hızlı tüketilmesi
  • Gereğinden fazla yemek yiyerek midenin esneklik sınırlarını zorlamak
  • Depresyon, stres, uyku sorunları
  • Hijyene dikkat etmemek sonucu mideye bakteri bulaşma riskini artırmak
  • Bu üç mide hastalığı içinde bunlara ek onlarca faktör sayılabilir. Sebebi, sindirim sisteminin vücudun neredeyse tamamıyla yakın ilişki içerisinde oluşudur. Hayat tarzındaki ufak bir değişim dahi sindirim sistemi hastalıklarını ortaya çıkarabilir.

Reflü, Gastrit ve Ülser Belirtileri Nelerdir ?

Sindirim sistemi dışsal etkilere ve hastalıklara en açık olan sistemdir. Ağızdan başlayıp anüs ile son bulan sindirim sistemi üzerinde de birçok hastalık oluşabilir. Bu hastalıkların başında da reflü, gastrit ve ülser gelir. Üç hastalık birbiri ile aynı gibi görünse de farklı oluşum şekillerine, farklı yayılıma ve belirtilere sahiptir. Bu üç hastalık genelde beraber değerlendirilir ancak tedavileri de birbiri ile farklılık göstermektedir.

Bu üç hastalık içerisinde belki de en sık karşılaşılan reflüdür. Toplumun yaklaşık olarak altıda biri ile beşte biri arasındaki bir kısmını etkisi altına almıştır. Normalde mide özsuyunun mideden başka bir bölgeye hareket etmemesi gerekir. Çeşitli faktörlere bağlı olarak midede bulunan mide özsuyu yemek borusuna doğru hareket eder. Normalde bulunmaması gereken bir alanda bulunan mide özsuyu yemek borusunun iç yüzeyini tahriş eder ve çeşitli belirtiler ortaya çıkarır. Ayrıca reflü hastalığı olan kişiler reflüyü tetikleyen gıdalar tükettiklerinde belirtiler daha net hissedilmektedir. Genelde asitli veya yağlı yiyecekler reflünün belirtilerinin artmasına sebep olmaktadır. Reflünün belirtilerini sıralamak gerekirse:

  • Mide özsuyunun yemek borusu üzerinde temas ettiği alanlarda yanma
  • Mide özsuyunun ağıza kadar gelmesi
  • Yutkunmada ve yutmada yaşanan problemler
  • Geğirti ve sürekli hıçkırık tutması
  • Öksürük, ses kısıklığı ve kusma da başlıca reflü belirtileri arasındadır
  • Mide özsuyunun yükselmesiyle beraber sırt bölgesinde ağrı hissedilir.

Karşılaşılma sıklığı reflü kadar olmasa da yine fazla olan bir diğer sindirim sistemi hastalığı ise gastrittir. Normalde tüketilen besinlerin mide mukozasına zarar vermemesi için bölgenin korunması gerekir. Spesifik bir bakteri mide mukozasının iltihaplanmasına sebep olur ve mide dışsal faktörlere karşı korumasız bir duruma düşer. Tüketilen besinler mide mukozasına zarar verir. Ayrıca iltihaplanma da ekstra belirtiler oluşturur. Gastrit belirtileri şunlardır:

  • Besinlerin tüketilmesinden sonra doyma hissi olması gerekenden erken gelir. Ayrıca doyma hissinin gelmesiyle beraber orta şiddetli, sürekli bir ağrı başlar.
  • Tokluk hissinin olması gerekenden erken oluşması kişinin yeme isteğine ket vurur. Bu durumun sürekli hale gelmesiyle de kişi yeteri kadar beslenemez ve vitamin, mineral kayıpları yaşar. Ayrıca kilo kayıpları ile de oldukça sık karşılaşılır. Yine vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sisteminin zayıflaması ile de karşılaşılabilir.
  • Mide iç yüzeyindeki iltihaplanmadan dolayı yemek yendikten sonra sürekli bulantı hissiyatı oluşur. Ayrıca nadiren de olsa kusma olmaktadır.
  • Mide özsuyunun dengesiz olarak salgılanmasından ötürü yemek yenmese dahi yanma, ağrı gibi hislerle karşılaşılabilir. Zaman içerisinde mide özsuyu midenin kendisine zarar vermeye başlar.
  • Mide sindirim sisteminin oldukça önemli bir elemanıdır ve iltihaplandığında sindirim sisteminin tamamı bundan etkilenir. Dışkıda renk koyulaşmaları görülebilir.

Görülme sıklığı olarak diğerlerinden daha az olsa da ülser ile de sıkça karşılaşılabilir. Genelde tedavi edilmeyen reflü ve gastritin sonucu olarak ortaya çıkar. Midede ve bağırsaklarda görülmesi söz konusudur. Mide asidinin yani mide özsuyunun mide ve bağırsaklara aşırı derecede zarar vermesi sonucu oluşur. Verilen zarar iltihaplanmanın çok ötesindedir. Genelde iç yapıda fark edilebilir büyüklükte yaralar oluşur. Tedavi edilmediği takdirde ciddi tehlikeler oluşturur. Ülserin belirtileri şunlardır:

  • En net belirtisi karnın alt bölgesinden başlayıp mideye doğru seyreden yüksek şiddetli ve aniden gelen ağrıdır. Bu ağrı öylesine şiddetlidir ki kişinin uykusundan bir anda uyanmasına dahi sebep olabilir.
  • Ağrı hissiyatının dışında midede sürekli olarak yanma hissedilir.
  • Bulantı ve kusma ile sık sık karşılaşılabilir. Özellikle de besin tüketildikten sonra.
  • Kişinin yemek yeme isteğine ket vurulur. Olması gerekenden erken gelen tokluk hissi yüzünden zaman içerisinde kilo kayıpları yaşanır. Ayrıca mineral ve vitamin kayıplarına bağlı olarak bağışıklık sistemi çöker.
  • Sürekli olarak gaz çıkarma isteği vardır. Ayrıca çıkarılan gazın kokusu ağırdır.

Tüm bunlara ek olarak sindirim sistemini ilgilendiren bu üç hastalığın kişiden kişiye göre değişebilen bazı diğer belirtileri de olabilmektedir. Kişinin besin tüketimi, tüketim sonrası hissiyat, dışkılama ve gaz çıkarma gibi faaliyetlerinde oluşabilecek herhangi bir aksaklığın başlıca sebepleri olarak bu üç hastalığı göstermek mümkündür. Tüm bu hastalıkların başlıca sebebi de beslenme alışkanlıklarıdır. Genelde ülser dışındakiler kolay tedaviler ile ortadan kaldırılabilir ancak ülser üst seviye bir hastalıktır.

Reflü- Gastrit- Ülser Diyet Tedavisi Nasıldır?

  • Diyet tedavisinin en önemli basamağı öğün saatlerini oturtmaktır. Gün içerisinde mutlaka ara öğünler yapılarak ana öğünlerde fazla yenmesinin önüne geçilmelidir. Kişiler kendilerini uzun süre aç bırakmamalıdırlar.
  • Besinlerin ne sıcak, ne soğuk, ılık bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir.
  • Mide rahatsızlıklarını arttıracak salça, baharat, acı ve yağlı besin(kızartmalar, mayonez, krema) tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Bazı sebzeler ve meyvelerin asidik özelliği yüksektir. Örneğin sebzelerden domates, meyvelerden ise narenciyeler (portakal, mandalina, greyfurt) mide asit salgısını arttırır. Ayrıca nar, vişne, yeşil elma gibi ekşi meyvelerde mide rahatsızlıklarını arttırır. Ayrıca sebze ve meyvelerin kabukları soyulmalıdır. Atak dönemlerinde çiğ sebze-meyveler sınırlandırılmalıdır
  • Alkol ve sigara semptomları arttıracağından tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Kafein mide asit salgısını arttırdığı için günlük kafein alımı azaltılmalıdır.
  • Gazlı içecekler mide rahatsızlıklarını arttıracağından tüketimine ara verilmelidir.
  • Yemekler çok yavaş ve iyi çiğnenerek yenmelidir.
  • Süt ve süt ürünleri mide asit salgısını arttıracağından reflü, gastrit beslenme tedavisinde tüketmek uygun değildir.

Reflü, Gastrit ve Ülser Diyeti Ne Kadar Süre Yapılır ?

Sindirim sistemini ilgilendiren bu üç hastalığın yemek borusu, mide ve bağırsaklar üzerinde ciddi etkileri bulunmaktadır. Besin tüketiminde, sindirimde ve dışkılamada ciddi problemler ortaya çıkabilir. Tüm bu hastalıkların başlıca sebebi de beslenme alışkanlıklarıdır. Reflü, gastrit ve ülserin ortadan kaldırılabilmesi ya da kontrol altına alınabilmesi için uygulanan ilaçlı ve cerrahi tedavilerin yanında mutlaka diyetlerin de uygulanması gerekmektedir. Hastanın ilgili şikayetlerle doktora başvurmasının ardından yapılan teşhise göre diyet listesi belirlenir.

Ülserin tedavisi diğer iki sindirim sistemi hastalığına göre daha zor olmakla beraber yine de diyet uygulamasının yapılması söz konusudur. Kişinin özelliklerine göre diyet listesinin mahiyeti değişmektedir. Genelde asitli, yağlı ve aşırı baharatlı yiyeceklerden uzak durmak; mideyi ve bağırsakları yoracak her türlü tüketim malzemesinden uzaklaşmak oldukça önemlidir. Genel olarak ise mide asidi üzerinde olumsuz etki yapacak, mide özsuyunu yani mide asidini yükseltecek her türlü maddenin tüketimi yasaktır.

İlaçlı tedavi ile mide asidi kontrol altına alınabilse dahi bunun diğer faktörlerle tetiklenmemesi oldukça önemlidir. Bir kez iltihaplanan ya da bir kez mide asidi yükselen bünye ilaçlarla ve diyetlerle tedavi edilse dahi bunu tekrarlamaya yatkındır. Reflü, gastrit ve ülser tekrarlama kapasitesi oldukça yüksek olan hastalıklardır. Toplumun büyük kısmında görülmeleri de göz önüne alındığında bu üç hastalığın tedavisine yardımcı olması amacıyla uygulanan diyetlerin süreli olmaktan çok süresiz olduğunu söyleyebiliriz. Yani mide, bağırsak ve yemek borusu sağlığının korunabilmesi amacıyla ilgili diyetlerdeki temel kaidelerin mutlaka ama mutlaka yaşam tarzı, beslenme alışkanlığı haline getirilmesi gerekmektedir.